{"id":1062,"date":"2021-10-21T16:31:05","date_gmt":"2021-10-21T14:31:05","guid":{"rendered":"http:\/\/dr-cinar.com\/rahmanin-kullari"},"modified":"2021-10-21T16:31:05","modified_gmt":"2021-10-21T14:31:05","slug":"rahmanin-kullari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/turkish-essays\/rahmanin-kullari\/","title":{"rendered":"Rahman\u2019\u0131n Kullar\u0131"},"content":{"rendered":"<p align=\"justify\">Rahman\u2019\u0131n kullar\u0131 (\u0130bad\u2019ur-Rahman) tabiri Kuran-i Celil\u2019de, bizzat Yaratan taraf\u0131ndan birtak\u0131m vas\u0131flar zikredilerek; bir yerde insan, di\u011fer bir yerde de melekler i\u00e7in kullan\u0131lan (Zuhruf; 19) se\u00e7kin bir ifadedir. Biz bu yaz\u0131m\u0131zda, S\u00fbre-i Furkan\u2019da birtak\u0131m \u00f6zellikleri zikredilerek bu hitaba nail olan nurlu ki\u015filerin vas\u0131flar\u0131n\u0131 incelemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. Zira Cenab-i Hakk b\u00f6ylesine bir ifadenin i\u00e7erisinde tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bu g\u00fczellerin vas\u0131flar\u0131n\u0131, yine Kendisi, bizlere Kuran-i Kerim\u2019de s\u0131ralamaktad\u0131r. Kulluk makam\u0131na ermek isteyenlerin, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc Hakk\u2019a kullukta arayanlar\u0131n veya \u00f6zg\u00fcr oldu\u011funu iddia edip Hakk\u2019tan gayri her \u015feye kul olanlar\u0131n, ger\u00e7ek \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn ve kullu\u011fun tan\u0131mlar\u0131na Rahman\u2019\u0131n tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcler i\u00e7erisinde bakmas\u0131 gerekir.<\/p>\n<div align=\"justify\">\n<p>\u0130\u015fte bu makalede biz Cenab-\u0131 Hakk\u2019\u0131n, \u201cRahman\u2019\u0131n kullar\u0131\u201d diyerek nitelendirdi\u011fi ve bir tak\u0131m vas\u0131flar\u0131n\u0131 zikretti\u011fi o se\u00e7kin toplulu\u011fun \u00f6zelliklerini ayetlerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda irdelemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. \u015e\u00fcphesiz Kuran\u2019da, \u201cRahman\u2019\u0131n kullar\u0131\u201d ifadesi d\u0131\u015f\u0131nda, Cenab-i Hakk\u2019\u0131n \u201ckullar\u0131m-ibad\u00ee\u201d diyerek hitap etti\u011fi ve birtak\u0131m vas\u0131flar\u0131n\u0131 zikretti\u011fi kimseler de vard\u0131r. Biz, Cenab-i Hakk\u2019\u0131n Kuran\u2019da kendilerine \u201ckullar\u0131m\u201d diyerek hitap etti\u011fi bu se\u00e7kin g\u00fczelleri ve bu g\u00fczellerin se\u00e7kin vas\u0131flar\u0131n\u0131 in\u015fallah ba\u015fka bir makalemizde ele alaca\u011f\u0131z.Takdire sayan vas\u0131flar\u0131yla mutlak kudretin be\u011fenisini kazanarak, \u201cRahman\u2019\u0131n kullar\u0131\u201d \u015ferefine nail olan bu se\u00e7kin ve m\u00fcmtaz insanlar, bir damla sudan halk olunduklar\u0131n\u0131n bilinci i\u00e7erisinde (Nahl; 4), kibredenlere kibretmekle beraber tevazuu severler. Zira onlar Hakk\u2019tan gelip, Hakk\u2019a d\u00f6nmekte olduklar\u0131n\u0131 (Bakara; 156, Enbiya; 93, M\u00fc\u2019min\u00fbn; 60, Yunus; 23, Hud; 4), yerin ve g\u00f6\u011f\u00fcn ve ikisi aras\u0131nda olanlar\u0131n mutlak sahibinin ve efendisinin Allah (c.c.) oldu\u011funu (Ali \u0130mran; 189, Maide; 17, 18, 40, 120, A\u2019raf 158, Tevbe 116, Nur; 42), O (c.c.)\u2019nun ilminden habersiz tek bir yapra\u011f\u0131n yere d\u00fc\u015fmedi\u011fini (Enam; 59), O (c.c.)\u2019nun, \u00f6l\u00fcden diriyi diriden \u00f6l\u00fcy\u00fc (Ali \u0130mran, 27; Enam, 95; Yunus, 31; Rum 19), geceden g\u00fcnd\u00fcz\u00fc, g\u00fcnd\u00fczden geceyi \u00e7\u0131kartt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilirler. (Al-i \u0130mran; 27, Hac; 61, Lokman; 29, Fat\u0131r; 13, Hadid; 6) \u201cO \u00e7ok merhametli Allah\u2019\u0131n has kullar\u0131 onlard\u0131r ki, yery\u00fcz\u00fcnde tevazu ile y\u00fcr\u00fcrler ve kendini bilmez kimseler laf att\u0131klar\u0131nda (incitmeksizin) \u201cSelam\u201d derler (ge\u00e7erler).\u201d (Furkan; 63)<\/p>\n<p>Bu se\u00e7kinlerin temel vas\u0131flar\u0131ndan birisi, geceye ve \u00f6zellikle seher vaktine olan onulmaz tutkular\u0131d\u0131r. \u0130nsanl\u0131k uykuda iken \u00e2g\u00e2h olan bu sevda y\u00fckl\u00fc g\u00fczeller, o vaktin rahmetini ve bereketini b\u00fct\u00fcn h\u00fccrelerine de\u011fin solurlar. G\u00f6z ya\u015flar\u0131yla el ele olan o soluklar, onlar\u0131, \u00f6telerin \u00f6tesine, daha do\u011frusu kendi \u00f6zlerine do\u011fru ta\u015f\u0131r. Gecenin s\u00fck\u00fbn ve sessizli\u011fiyle \u00f6zde\u015fle\u015ferek \u00f6ze bakan bu yan\u0131k y\u00fcrekler, seher vaktinde daha da bir e\u015fsiz parlayan a\u015fk ate\u015finin b\u00fct\u00fcn benli\u011fi sarmas\u0131yla hem daha da bir yanmaya, yand\u0131k\u00e7a da etraflar\u0131n\u0131 hem daha bir yakmaya ba\u015flarlar. Ate\u015f-i a\u015fk ile yanan bu se\u00e7kinlere, geceleri yap\u0131lan secdelerin ve k\u0131yamda duru\u015flar\u0131n verdi\u011fi tad ve lezzeti d\u00fcnyada hi\u00e7bir \u015fey veremez. Zira onlar, bizzat Rahman taraf\u0131ndan kulluk makam\u0131na erdirilmi\u015f, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn tad\u0131n\u0131, hesap g\u00fcn\u00fcn\u00fcn yegane sahibi olan Mevla\u2019ya kullukta bulmu\u015f, her dem yeniden do\u011fan, b\u00fcnyelerinden sadece takva, ihsan, ihlas, irfan ve marifet kokular\u0131 gelen ve k\u00f6kleri Rahmanda olan nadide \u00e7i\u00e7eklerdir\u2026\u201dOnlar ki, gecelerini Rabb\u2019lerine secde ederek ve k\u0131yam durarak ge\u00e7irirler.\u201d (Furkan; 64). \u201cAllah\u2019tan korkanlar ise, Rabb\u2019lerinin kendilerine verdi\u011fini alm\u0131\u015f olduklar\u0131 halde, cennetlerde ve p\u0131nar ba\u015flar\u0131ndad\u0131rlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar, bundan \u00f6nce iyi davrananlardan idiler. Geceleyin de az uyuyorlard\u0131. Seherde ise, Allah\u2019tan ma\u011ffiret diliyorlard\u0131.\u201d (Zariyat; 15-18)<\/p>\n<p>Bu se\u00e7kinler, yak\u0131t\u0131 insanlar ve ta\u015flar olan cehennem ate\u015finin ve azab\u0131n\u0131n gelip ge\u00e7ici bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n bilinci i\u00e7erisinde (Bakara; 24), hayatlar\u0131nda korku ve \u00fcmidi dengeleyerek, ama asla Yaratan\u2019dan \u00fcmit kesmeden, Rahman\u2019a o azab\u0131n \u00fczerlerinden al\u0131nmas\u0131 i\u00e7in daima dua ederler. Onlar, onlar\u0131 de\u011ferli k\u0131lan\u0131n, huzurda o boyun b\u00fck\u00fc\u015fleri ve dualar\u0131 oldu\u011funu gayet iyi bilirler. Onlar\u0131n \u00f6\u011frendikleri ilim, onlara, ger\u00e7ek \u00c2lim olan kar\u015f\u0131s\u0131nda ne denli cahil olduklar\u0131n\u0131, d\u00fcnyal\u0131klar ise onlara, Malike\u2019l-M\u00fclk kar\u015f\u0131s\u0131nda onlar\u0131n ne denli fakir ve aciz olduklar\u0131n\u0131 hep hat\u0131rlat\u0131r. Onlar\u0131n hayata bak\u0131\u015flar\u0131, talep-\u00fc devlet-\u00fc cah etme sevdas\u0131ndan ve kayg\u0131s\u0131ndan uzakt\u0131r. Binaenaleyh, onlar\u0131 bu de\u011ferlerle onlardan koparmak kabil-i m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u0130nsanl\u0131\u011fa faydal\u0131 olabilmek i\u00e7in \u00e7\u0131rp\u0131nan bu a\u015fk ehli g\u00fczeller, g\u00f6n\u00fcllerinde yanan o paha bi\u00e7ilmez a\u015fk ate\u015fiyle kendileri ayd\u0131nland\u0131\u011f\u0131 gibi; etraflar\u0131nda bulunan ve yaban ellerin elinde t\u00e2rumar, harab olmu\u015f ruhlar\u0131 da; ilim, irfan ve marifetin na-m\u00fcten\u00e2hi \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131yla ayd\u0131nlat\u0131rlar. \u201cOnlar ki, \u015f\u00f6yle derler: Rabbimiz! Cehennem azab\u0131n\u0131 \u00fczerimizden sav. Do\u011frusu onun azab\u0131 gelip ge\u00e7ici bir \u015fey de\u011fildir. Oras\u0131 cidden ne k\u00f6t\u00fc bir u\u011frak, ne k\u00f6t\u00fc bir konakt\u0131r!\u201d (Furkan;65-66) \u201c(Res\u00fbl\u00fcm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarman\u0131z olmasa, Rabbim size ne diye de\u011fer versin?\u201d (Furkan;77) \u201c Ey o\u011fullar\u0131m! Gidin ve Yusuf ile karde\u015fini ara\u015ft\u0131r\u0131n; Allah\u2019\u0131n rahmetinden \u00fcmit kesmeyin; zira Allah\u2019\u0131n rahmetinden, kafir olanlardan ba\u015fkas\u0131 \u00fcmit kesmez.\u201d (Yusuf; 87)<\/p>\n<p>Mutlak Sevgili\u2019ye sevgili olan bu g\u00fczellerin di\u011fer bariz \u00f6zelliklerinden birisi de, hayat\u0131 ifrat ve tefrit \u00e7izgilerinden uzak, a\u015f\u0131r\u0131l\u0131klara daim mesafeli bir tarzda alg\u0131lamalar\u0131 ve ya\u015famalar\u0131d\u0131r. Safiyet kazanm\u0131\u015f, a\u015fk kokan bu g\u00f6n\u00fcller ifrat ve tefritin d\u0131\u015f\u0131nda orta bir yol bularak ona y\u00f6nelmeyi kendi \u00f6z ve f\u0131tratlar\u0131n\u0131n temel bir par\u00e7as\u0131 gibi alg\u0131larlar. Asl\u0131nda bu durum; se\u00e7kin insan\u0131n yo\u011fun m\u00fccahedeler sonras\u0131nda i\u00e7erisinde yakalad\u0131\u011f\u0131 dengenin, insanla di\u011fer mefhumlar aras\u0131ndaki ili\u015fkilerde d\u0131\u015fa vurumudur. Bu ahenk, insan\u0131n i\u00e7erisiyle, yarat\u0131c\u0131s\u0131yla olan ahenginin bir neticesi ve \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Bu ahenk ayni zamanda durulup, s\u00fcz\u00fclmenin, huzur ve s\u00fckuna ermenin \u00f6zlemle beklenen mu\u015ftusudur. Bu ahenk, ayn\u0131 zamanda, derelerin deryalarla bulu\u015fmalar\u0131 sonras\u0131, vuslat \u00f6ncesi i\u00e7erlerinde kor olan yak\u0131c\u0131 hasretin, feryad\u0131n ve tarifi m\u00fcmk\u00fcn olmayan sevin\u00e7 ve hazz\u0131n tek v\u00fccut olup s\u00fckuna d\u00f6n\u00fc\u015fmesi ve aksetmesidir. \u201c Ve onlar ki, harcad\u0131klar\u0131nda ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi aras\u0131nda orta bir yol tutarlar.\u201d (Furkan; 67) \u201cAkrabaya, d\u00fc\u015fk\u00fcne ve yolda kalm\u0131\u015fa hakk\u0131n\u0131 ver; fakat sa\u00e7\u0131p savurma. Zira sa\u00e7\u0131p savuranlar \u015feytanlar\u0131n karde\u015fleridir. \u015eeytan ise, Rabbine kar\u015f\u0131 \u00e7ok nank\u00f6rd\u00fcr.\u201d (\u0130sra; 26-27) \u201cEli s\u0131k\u0131 olma, b\u00fcsb\u00fct\u00fcn eli a\u00e7\u0131k da olma. Sonra k\u0131nan\u0131r, (kaybettiklerinin) hasretini \u00e7eker kal\u0131rs\u0131n.\u201d (\u0130sra; 29)<\/p>\n<p>Rahman\u2019\u0131n kullar\u0131 olma \u015ferefine nail olan bu m\u00fcmtaz insanlar, her g\u00fcn hu\u015fu ile eda ettikleri namazda zikrettikleri, \u201cYaln\u0131z sana ibadet eder, yaln\u0131z senden yardim bekleriz.\u201d ayet-i celilesini (Fatiha; 4) h\u00fccrelerine de\u011fin hissederler. Onu i\u00e7in \u00fczerinde secde izleri bulunan o sim\u00e2lar ( Fetih; 29) hep O\u2019na ve O\u2019na ait olanlara bakarlar; ve onun i\u00e7in o ba\u015flar O (c.c.)\u2019ndan ba\u015fka hi\u00e7 kimsenin \u00f6n\u00fcnde e\u011filmezler. Onlar zalimi sevmez; zulme, adam ald\u0131rma da ge\u00e7 demezler. Zul\u00fcm kime, kim taraf\u0131ndan, ne maksatla yap\u0131l\u0131rsa yap\u0131ls\u0131n, zalim kar\u015f\u0131s\u0131nda hep bu erdemlileri bulur. Mazlum ve masumlar onlar\u0131n tabii dostlar\u0131d\u0131r. Cemiyet ba\u011fr\u0131nda a\u00e7\u0131lan yaralar, hep onlar\u0131n y\u00fcreklerinde kanar. Bu duyarl\u0131l\u0131k sadece onlar\u0131n hemcinslerini de\u011fil, di\u011fer varl\u0131klar\u0131 da i\u00e7erisine al\u0131r. Onlar bu f\u00e2ni alemde g\u00f6k kubbede, r\u0131za-i ilahiye matuf ho\u015f bir seda b\u0131rakman\u0131n, kendilerine verilen d\u00fcnyal\u0131klarda ahiret yurdunu araman\u0131n, canan u\u011fruna can olman\u0131n derdi i\u00e7erisindedirler. Onlar zinan\u0131n ne denli habis bir ur oldu\u011funun bilinci i\u00e7erisinde, b\u00fct\u00fcn organlar\u0131n\u0131, Rahman ile kendi aralar\u0131nda a\u015f\u0131lmas\u0131 zor \u00e7elik duvarlar \u00f6recek olan bu menhiyattan uzak tutman\u0131n yollar\u0131n\u0131 aramakla beraber, bu beladan mahfuz olunmalar\u0131 i\u00e7in daim boyun b\u00fckerek, dualarla Rahman\u2019dan yardim dilerler. \u201cYine onlar ki, Allah ile beraber ba\u015fka bir tanr\u0131ya inanmazlar; Allah\u2019\u0131n haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir cana haksiz yere k\u0131ymazlar ve zina etmezler. Bunlar\u0131 yapan, g\u00fcnah\u0131(n\u0131n cezas\u0131n\u0131) bulur.\u201d (Furkan, 68) \u201cAllah\u2019a ibadet edin ve hi\u00e7bir \u015feyi O\u2019na ortak ko\u015fmay\u0131n.\u201d (Nisa; 36) \u201cZinaya asla yakla\u015fmay\u0131n; \u00e7\u00fcnk\u00fc zina, \u00e7ok \u00e7irkin bir fiildir; k\u00f6t\u00fc bir yoldur.\u201d (\u0130sra; 32)<\/p>\n<p>Bu g\u00fczeller vaktin ne denli de\u011ferli oldu\u011funu bildiklerinden, her \u00e2n\u0131 o an yap\u0131lacak en verimli i\u015fle ge\u00e7irmek, onlara ibadet tad\u0131 verir. Aksi takdirde keskin bir k\u0131l\u0131\u00e7 olan zaman\u0131n \u00f6n\u00fcnde dayan\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131n gayet iyi fark\u0131ndad\u0131rlar. D\u00fcnya ve ahiretleri i\u00e7in faydas\u0131 dokunmayacak, bo\u015f ve malayani \u015feylere onlar\u0131n s\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fcnde yer yoktur. Ki\u015finin \u0130slam\u2019\u0131n\u0131n g\u00fczelli\u011fi, onun malayani \u015feyleri terk etmesiyledir, mealindeki hadis-i \u015ferif, onlar\u0131n ya\u015fant\u0131lar\u0131n\u0131n her karesinde kendini bulur. K\u00f6k\u00fc yalana dayal\u0131 her eylemi, insan onurunun ba\u011fr\u0131na saplanm\u0131\u015f zehirli bir han\u00e7er olarak alg\u0131layan bu g\u00fczeller, s\u00f6z verdikleri zaman s\u00f6zlerini yerine getirirler, emanete ihanet etmezler, konu\u015ftuklar\u0131nda ise yaln\u0131z hayr\u0131 s\u00f6ylerler. Onlar kendilerine kendilerinden yak\u0131n hissettikleri Mutlak Sevgili\u2019nin, s\u00f6z\u00fc a\u00e7\u0131klasalar da a\u00e7\u0131klamasalar da her \u015feyi bildi\u011fini, hesap g\u00fcn\u00fcnde yap\u0131lan her \u015feyin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n al\u0131naca\u011f\u0131n\u0131 iyi bilirler. Onun i\u00e7in kalb-i selime zarar veren her s\u00f6z ve eylem onlar\u0131n fiziki ve manev\u00ee kimyalar\u0131n\u0131 bozar, onlar\u0131 rahats\u0131z eder. Onlar\u0131n g\u00f6zleri ve kulaklar\u0131, onlara Rahman\u2019\u0131 hat\u0131rlatan ayetlerdedir hep. \u201cOnlar ki, yalan \u015fahitlik etmezler, bo\u015f bir \u015feye rastlad\u0131klar\u0131nda vakar ile (oradan) ge\u00e7ip giderler; kendilerine Rablerinin ayetleri hat\u0131rlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ise, onlara kar\u015f\u0131 k\u00f6r ve sa\u011f\u0131r davranmazlar.\u201d (Furkan; 72-73) \u201cM\u00fcminler ancak, Allah an\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman y\u00fcrekleri titreyen, kendilerine Allah\u2019\u0131n ayetleri okundu\u011funda imanlar\u0131n\u0131 art\u0131ran ve yaln\u0131z Rablerine dayan\u0131p g\u00fcvenen kimselerdir.\u201d (Enfal; 2) \u201cOnlar \u00f6yle kimselerdir ki, Allah an\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman kalpleri titrer; ba\u015flar\u0131na gelene sabrederler; namaz\u0131 k\u0131larlar ve kendilerine r\u0131z\u0131k olarak verdi\u011fimiz \u015feylerden (Allah i\u00e7in) harcarlar.\u201d (Hac; 35)<\/p>\n<p>\u015eeytan\u0131n her t\u00fcrl\u00fc desise ve tuzaklar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e2g\u00e2h olan, her dem seven ve sevilen, takva, ihlas, ihsan, teslimiyet gibi kutlu vas\u0131flarla basiret k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 keskin tutan Rahman\u2019\u0131n kullar\u0131n\u0131n en \u00f6nemli \u00f6zelliklerinden birisi de, \u015f\u00fcphesiz i\u00e7erisinde pek \u00e7ok hikmetlerin bar\u0131nd\u0131\u011f\u0131 sabr-i cemildir. Onlar k\u0131sa d\u00fcnya hayat\u0131nda pek \u00e7ok \u015feyle deneneceklerini, imanlar\u0131n\u0131n testten ge\u00e7irilece\u011fini gayet iyi bilirler. Bu testin i\u00e7erisinde nimetler oldu\u011fu gibi, mus\u00eebetlerin de var oldu\u011funun fark\u0131ndad\u0131rlar. Onlar ba\u015flar\u0131na gelen her nimetin \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc dil ve beden ile ed\u00e2 etmek ad\u0131na Rahman\u2019dan dualarla yardim dilerken, ba\u015flar\u0131na gelen musibetlere sabretmede de yine O\u2019ndan, O\u2019na boyun e\u011ferek dualarla yardim dilerler. Onlar i\u00e7in en b\u00fcy\u00fck mus\u00eebet; kendilerine kendilerinden daha yak\u0131n hissettikleri \u00e2lemlerin Rabbi olan Allah (c.c.)\u2019tan ve O\u2019nun zikrinden gafil olmak suretiyle, de\u011feri d\u00fcnyan\u0131n de\u011fer birimleri ve kelimeleriyle ifade edilemeyecek olan bu yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n kaybedilmesidir. C\u00e2nan\u0131n can oldu\u011fu bir d\u00fczlemde, can\u0131n ba\u015f\u0131na gelebilecek en b\u00fcy\u00fck mus\u00eebet c\u00e2nandan uzak kalmakt\u0131r. \u0130\u015fte can\u0131 c\u00e2nana verip azade olan bu g\u00fczeller, kendilerini sar\u0131p sarmalayan, can ile canan aras\u0131nda engel te\u015fkil eden bentleri y\u0131k\u0131p a\u015ft\u0131k\u00e7a, a\u015fk\u0131n olman\u0131n s\u0131rr\u0131na ererler. Nimet-i \u015f\u00fck\u00fcr ve musibetlere kar\u015f\u0131 sabr-i cemil sayesinde r\u0131za-i Bari\u2019yi kazanarak, kulluk makam\u0131n\u0131 elde eden bu se\u00e7kinler, selam ve h\u00fcrmetle kar\u015f\u0131lanacaklar\u0131 ve i\u00e7erisinde ebed\u00ee kalacaklar\u0131 Cennetin, en y\u00fcksek makamlar\u0131na nail olurlar.<\/p>\n<p>\u201c\u0130\u015fte onlar, sabretmelerine kar\u015f\u0131l\u0131k Cennetin en y\u00fcksek makamlar\u0131yla m\u00fckafatland\u0131r\u0131lacaklar, orada h\u00fcrmet ve selamla kar\u015f\u0131lanacaklard\u0131r. Orada ebed\u00ee kalacaklard\u0131r. Oras\u0131 ne g\u00fczel bir konak ve ne g\u00fczel bir makamd\u0131r.\u201d (Furkan; 75-76) \u201cEy iman edenler! Sabrederek ve namaz k\u0131larak (Allah\u2019tan) yardim dileyin; \u015f\u00fcphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.\u201d (Bakara; 22) \u201cHem sizin yan\u0131n\u0131zda olanlar t\u00fckenir de, Allah\u2019\u0131n yan\u0131nda olan bakidir. Sabredenlerin ecrini, i\u015flemi\u015f olduklar\u0131n\u0131n en g\u00fczeliyle \u00f6deyece\u011fiz.\u201d (Nahl; 96)<\/p>\n<p>Cenab-i Hakk\u2019\u0131n \u201cRahman\u2019\u0131n kullar\u0131\u201d diyerek \u015fereflendirdi\u011fi bu se\u00e7kin kullar z\u00fcmresine dahil olmak, Hakk\u2019a kulluktan daha y\u00fcce ve \u00fcst\u00fcn bir makam tan\u0131mamak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn zevkine, o tad\u0131 ruhu ku\u015fatan ubudiyetle vas\u0131l olmak dile\u011fi ve duas\u0131yla&#8230;<\/p>\n<\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Rahman\u2019\u0131n kullar\u0131 (\u0130bad\u2019ur-Rahman) tabiri Kuran-i Celil\u2019de, bizzat Yaratan taraf\u0131ndan birtak\u0131m vas\u0131flar zikredilerek; bir yerde insan, di\u011fer bir yerde de melekler i\u00e7in kullan\u0131lan (Zuhruf; 19) se\u00e7kin bir ifadedir. Biz bu yaz\u0131m\u0131zda, S\u00fbre-i Furkan\u2019da birtak\u0131m \u00f6zellikleri zikredilerek bu hitaba nail olan nurlu ki\u015filerin vas\u0131flar\u0131n\u0131 incelemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. Zira Cenab-i Hakk b\u00f6ylesine bir ifadenin i\u00e7erisinde tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bu g\u00fczellerin vas\u0131flar\u0131n\u0131, [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[37],"tags":[],"class_list":["post-1062","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-turkish-essays"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1062","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1062"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1062\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1062"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1062"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1062"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}