{"id":974,"date":"2021-10-21T16:31:16","date_gmt":"2021-10-21T14:31:16","guid":{"rendered":"http:\/\/dr-cinar.com\/ayet-ve-hadislerin-isiginda-hased-kavrami-ve-afetlerine-bir-bakis-3"},"modified":"2021-10-21T16:31:16","modified_gmt":"2021-10-21T14:31:16","slug":"ayet-ve-hadislerin-isiginda-hased-kavrami-ve-afetlerine-bir-bakis-3","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/turkish-essays\/ayet-ve-hadislerin-isiginda-hased-kavrami-ve-afetlerine-bir-bakis-3\/","title":{"rendered":"Ayet ve Hadislerin I\u015f\u0131\u011f\u0131nda Hased Kavram\u0131 ve Afetlerine Bir Bak\u0131\u015f"},"content":{"rendered":"<p>K\u0131skan\u00e7l\u0131k ve \u00e7ekememek kelimeleri ile izah edilen haset,1&nbsp;ba\u015fta i\u00e7erisinde bulundu\u011fu ferd olmak \u00fczere, o ferdin temas halinde bulundu\u011fu \u00e7evreyi o temas\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc i\u00e7erisinde tahrib eden mezmum bir duygu, manevi bir hastal\u0131kt\u0131r. \u0130nsan\u0131n i\u00e7 huzur ve s\u00fck\u00fbnuna kasteden bu duygu, insanl\u0131k tarihinin ba\u015flang\u0131c\u0131ndan beri insano\u011flunu zehirlemi\u015f ve kendisinden azade olunmad\u0131\u011f\u0131 m\u00fcddetce de k\u0131yamete de\u011fin zehirliyecektir. Hased, ahsen-i takvim \u00fczere yarat\u0131lan insan\u0131n2&nbsp;yolu \u00fczerinde k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmemesi gereken bir tuzak olup, o tuza\u011fa yakalanlar\u0131n \u00f6z\u00fcnde derin yaralar a\u00e7arak, onlar\u0131 asl\u0131ndan koparacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Nefsin tezgah\u0131nda i\u015flenip, insan\u0131n yolunu vurmaya, onu ondan almaya kasdeden bu ve di\u011fer tuzaklara kar\u015f\u0131 ag\u00e2h olmak, \u00f6zellikle seyr-\u00fc sul\u00fbk \u00fczere ant i\u00e7mi\u015f sevdal\u0131 g\u00f6n\u00fcller i\u00e7in elzemdir. \u0130nsano\u011flunun kem\u00e2l\u00e2t deryas\u0131na do\u011fru yelken a\u00e7abilmesi, ancak ba\u015fta hasetlik duygusu olmak \u00fczere, ucub, riya, kibir, nifak ve di\u011fer mezmum duygular\u0131n b\u00fcnyeden uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, ba\u015fka bir ifadeyle \u0131slah\u0131 ve izalesiyle m\u00fcmk\u00fcn olabilir.&nbsp;Bunu ba\u015farman\u0131n en k\u0131sa ve verimli yolu ise, bir \u015fekilde kendisinden gelip, kendisine d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz lemyezelin3&nbsp;boyas\u0131yla boyan\u0131p, a\u015fk\u0131ndan nasibdar olmak veya \u00fczerinde bu a\u015fk\u0131n ni\u015fanesi olup, kendilerini yaln\u0131zca bu a\u015fkla tarif eden ay y\u00fczl\u00fclerle te\u015frik-i mesaimizi art\u0131rmakt\u0131r. Taleb-\u00fc devlet\u00fc c\u00e2h etme sevdas\u0131ndan vaz ge\u00e7erek, bu aleme bir sevgili i\u00e7in ah etmeye gelen g\u00f6z\u00fc kara sevdal\u0131lar, g\u00f6n\u00fcllerine vurulan a\u015fk ate\u015fiyle orada yerle\u015febilecek olan her t\u00fcrl\u00fc mezmum s\u0131fatlar\u0131 yakarak kurtulmu\u015flard\u0131r. Kendilerini sadece o sonsuz kudrete duyduklar\u0131 a\u015fkla tarif eden bu g\u00fczeller, kendilerine Mutlak Sevgili taraf\u0131ndan bah\u015fedilen halifelik makam\u0131n\u0131n rabbani ve muhammedi nurlar\u0131yla tezyin olmalar\u0131 hasebiyle, kendilerine nazar k\u0131lanlara sadece ve sadece i\u00e7lerinde O\u2019ndan ba\u015fka hi\u00e7 bir \u015fey olmayan o Sevgiliyi, sevgililer Sevgilisini hat\u0131rlatacaklard\u0131r. Bu g\u00fczeller o kar\u015f\u0131 konulmaz sevdan\u0131n \u015fevkiyle yarat\u0131lan\u0131 yaratandan \u00f6t\u00fcr\u00fc sevecek, zorla\u015ft\u0131rmay\u0131p, kolayla\u015ft\u0131racaklar; yarg\u0131lamay\u0131p, ba\u011f\u0131\u015flayacaklar;4&nbsp;\u00e7e\u015fitli nedenlerle \u00f6z\u00fcnden uzakla\u015f\u0131p, b\u00fcnyesinde yaralar a\u00e7an insano\u011flunun kanayan yaralar\u0131na merhem olmak i\u00e7in her \u015feylerini ama her \u015feylerini feda edeceklerdir\u2026<\/p>\n<p>\u0130nsan elinde bulunan nimeti kabullenemeyip onun zevalini isteme manas\u0131na gelen hasetlik duygusunun, kimi noktalarda te\u015fvik de edilen k\u0131skan\u00e7l\u0131k kavram\u0131yla izah edilmesinin mutlak anlamda do\u011fru olmad\u0131\u011f\u0131 ifade edilerek, iki kelime aras\u0131ndaki ba\u011f ve ayr\u0131m bu noktada irdelenmi\u015ftir. Nitekim kocan\u0131n han\u0131m\u0131na, han\u0131m\u0131n da kocas\u0131na kar\u015f\u0131 duydu\u011fu k\u0131skan\u00e7l\u0131k duygusu do\u011fal olarak kabul g\u00f6r\u00fclmekle beraber, kimi zaman te\u015fvik edilmektedir. Dolay\u0131s\u0131yla iyi y\u00f6nleri de olan bu duyguyu, yaln\u0131zca menfi anlam ifade eden hasetlik kavram\u0131n\u0131n izah\u0131nda e\u015f anlaml\u0131 olarak kullanmak bizi bir tak\u0131m yanl\u0131\u015flara sevkeder. Eserinde haset kavram\u0131n\u0131n genel anlamda k\u0131skan\u00e7l\u0131k kavram\u0131yla izah\u0131n\u0131n yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 dile getiren Elmal\u0131\u2019l\u0131 Yaz\u0131r, hasetlik kavram\u0131n\u0131n bir nimetin m\u00fcstehikinden zevalini arzulamak \u015feklindeki tan\u0131m\u0131n\u0131 uygun bularak, bu tan\u0131mda \u00f6zellikle \u00fczerine vurgu yap\u0131lan m\u00fcstehik (hak sahibi) kavram\u0131na dikkat \u00e7ekmektedir.5<\/p>\n<p><strong>Tefsirlerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda ayetlerde hasetlik kavram\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Kur\u2019\u00e2n insano\u011flunun elinde bulunan nimete kar\u015f\u0131 k\u0131skan\u00e7l\u0131k ve o nimetin o bireyden al\u0131nma arzusu olarak tarif edilen hasetlik duygusunu b\u00fcnyesinde bulunan ayet-i kerimelerde konu edinmi\u015ftir.6Bakara s\u00fbresindeki ayette ehl-i kitabtan baz\u0131lar\u0131n\u0131n m\u00fc\u2019minlere kar\u015f\u0131 duyduklar\u0131 k\u0131skan\u00e7l\u0131k ele al\u0131n\u0131rken,7&nbsp;nis\u00e2 s\u00fbresinde ise Allah\u2019\u0131n l\u00fctfundan verdi\u011fi \u015feyler i\u00e7in insanlara hased edenlerin varl\u0131\u011f\u0131 sorgulanarak, Hz. \u0130brahim ve soyuna verilen nimetlere vurgu yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.8&nbsp;S\u00fbre-i Fetih\u2019de ise Hudeybiye\u2019ye ve Hayber\u2019in fethine i\u015ftirak etmeyip, buradan elde edilen ganimetlerden pay sahibi olmak isteyen kimselerin ganimetlerden men edili\u015fi sonras\u0131, onlar\u0131n bu ganimetten pay alanlara kar\u015f\u0131 kendilerinin k\u0131skan\u0131ld\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin ifadelerine yer verilmi\u015ftir.9&nbsp;Di\u011fer bir ayette ise bir tak\u0131m \u015ferler s\u0131ralanarak, bu \u015ferlerden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131lmas\u0131 arzu edilmi\u015ftir. Ayette vaz edilen \u015ferlerden birisi de haset sahibi kimsenin \u015ferri olarak nakledilmi\u015ftir.10&nbsp;B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra Kur\u2019\u00e2n Hz. Y\u00fbsuf\u2019un babas\u0131 taraf\u0131ndan karde\u015flerine oranla daha fazla sevilmesi nedeniyle, karde\u015flerinin bu sevgiye kar\u015f\u0131 duyduklar\u0131 hasedli\u011fi ve bu hasedlik saikiyle Hz. Y\u00fbsuf\u2019un can\u0131na k\u0131ymaya nas\u0131l tev\u00fcss\u00fcl ettiklerini bizlere nakletmektedir.11<\/p>\n<p>\u0130lgili ayetlerin tefsirine konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda \u0130mam Kurtub\u00ee (\u00f6. 671 H.\/1272) hasedin \u00f6v\u00fclen ve yerilen olmak \u00fczere iki \u00e7e\u015fit oldu\u011funu ifade etmektedir. Yerilen, mezmum olan hased, ki\u015finin m\u00fc\u2019min karde\u015finin elinde bulunan nimetin yok olmas\u0131n\u0131 arzulamas\u0131d\u0131r. Bu noktada bu nimetin bemim olsun veya olmas\u0131n \u015feklindeki bir taleb \u00f6nemli de\u011fildir. \u0130\u015fte bu Cenab-\u0131 Hakk\u2019\u0131n ilgili ayette (4\/54) zem etti\u011fi hasettir. Zira bu Allah\u2019\u0131n lutfuyla nimetlendirdi\u011fi kimselerin hak sahibi olmad\u0131klar\u0131na vehmetmektir. \u00d6v\u00fclen hasedli\u011fe gelince ki, daha ziyade bu g\u0131pta kavram\u0131yla a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m\u0131z h\u00e2ldir. Bunun hakikati ise daha sonra hadislerde de ele alaca\u011f\u0131m\u0131z gibi, m\u00fcmin karde\u015fin elinde bulunan nimetin zevalini istemeksizin, hak yolunda kullan\u0131lmak \u00fczere o nimetten kendilerine de verilmesini arzulamakt\u0131r.12&nbsp;\u0130mam Kurtub\u00ee Hasan (r.a.)\u2019\u0131n haset eden ki\u015fiden daha ziyade hem zalim olup, hem de mazluma benzeyen kimseyi g\u00f6rmedim dedi\u011fini rivayet etmektedir.13Ayr\u0131ca bu hususta Abdullah \u0130bn Mesud\u2019un (r.a.): \u201eAllah\u2019\u0131n nimetlerine kar\u015f\u0131 d\u00fc\u015fmanl\u0131k etmeyin\u201c demesi \u00fczerine: \u201eKim Allah\u2019\u0131n nimetlerine kar\u015f\u0131 d\u00fc\u015fmanl\u0131k ediyor\u201c diye kendisine y\u00f6netilen soruya: \u201eOnlar o kimselerdir ki, Allah\u2019\u0131n insanlara lutfundan l\u00fctfetti\u011fi nimetlere kar\u015f\u0131 hasetlik edenlerdir\u201c dedi\u011fi hasetlikle ilgili ayetlerin tefsirinde nakledilmektedir. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n yan\u0131nda Ibn Mesud (r.a.), baz\u0131 kitablarda Allah\u2019\u0131n hasetlik mevzuunda \u015f\u00f6yle dedi\u011fi nakletmektedir: \u201eHaset eden kimse nimetlerimin d\u00fc\u015fman\u0131, h\u00fck\u00fcmlerime muhalif ve (kullar aras\u0131nda) yapm\u0131\u015f oldu\u011fum taksimata da raz\u0131 de\u011fil (kar\u015f\u0131d\u0131r).14&nbsp;M\u00fcfessirler hasetlikle al\u00e2kal\u0131 ayetleri yorumlarken semada ve yery\u00fcz\u00fcnde Cenab-\u0131 Hakk\u2019a kar\u015f\u0131 ilk isyan ve g\u00fcnah\u0131n hasetlik y\u00fcz\u00fcnden vuku buldu\u011funu nakletmektedirler. G\u00f6ky\u00fcz\u00fcnde \u015feytan\u0131n Hz. Adem\u2019e kar\u015f\u0131 olan hasetli\u011fi ile yery\u00fcz\u00fcnde Kabil\u2019in Habil\u2019e kar\u015f\u0131 olan hasetli\u011fi nedeniyle Mevla\u2019ya kar\u015f\u0131 i\u015fledikleri g\u00fcnahlar\u0131 bu nokta da \u00f6rnek vererek, bu hususu delillendirmektedirler.15Ayette (113\/5) haset ehli ki\u015finin haset etti\u011finde \u015ferrinden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131lmas\u0131, evvelen Hz. Peygamber\u2019e ve onun \u015fahs\u0131nda ilahi mesaja tabi olanlara emredilmi\u015ftir. Taber\u00ee (\u00f6. 310 H.\/922) ilgili ayetin tefsiri hususunda kendisinden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131lacak olan haset ehli hususunda ihtilaf\u0131n bulundu\u011funu kaydetmekted\u0131r. Taber\u00ee ayr\u0131ca baz\u0131lar\u0131n\u0131n bu hususta, b\u00fct\u00fcn haset ehlinden ve onlar\u0131n g\u00f6z ve nefislerinin \u015ferrinden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131lmas\u0131n\u0131n gereklili\u011fini ifade ettiklerini bildirmektedir. Kimileri ise burada s\u00f6z konusu olan hasetli\u011fin, m\u00fcminlere kar\u015f\u0131 hasetlik eden yahudilerle al\u00e2kal\u0131 oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir. Taber\u00ee ise bu hususta do\u011fru olan\u0131n, Hz. Peygamber\u2019in her haset ehli ki\u015finin hasedinden, \u015ferrinden ve b\u00fcy\u00fcs\u00fcnden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131nmakla emrolundu\u011fu \u015feklinde oldu\u011funu ifade etmektedir.16&nbsp;\u0130mam M\u00e2tur\u00eed\u00ee (\u00f6. 333 H.\/944) s\u00f6z konusu ayetlerin tefsirinde bizim k\u0131saca nazar olarak tarif etti\u011fimiz, g\u00f6z de\u011fmesi hadisesine yer vererek, bu hususun hak oldu\u011funa dair hadisleri nakletmektedir. Eserin tahkikini yapan Mecdi ayette (113\/5) insanlara kar\u015f\u0131 ziyadesiyle k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc dokunan hasedden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131lmas\u0131n\u0131n emredildi\u011fini ifade ederek, hasedi mukteseb ve gayr-i m\u00fckteseb olmak \u00fczere iki k\u0131s\u0131ma ay\u0131rmaktad\u0131r. Mecdi nazar ve g\u00f6z de\u011fmesini gayr-i m\u00fckteseb hasede \u00f6rnek verirken, bir kimsenin elinde bulunan nimetin al\u0131nmas\u0131na ve helakine y\u00f6nelik arzu ve gayretleri de m\u00fckteseb hasede \u00f6rnek olarak vermektedir. Mecdi kendisinden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131lmas\u0131 emredilen hased ehli ki\u015fi hakk\u0131nda m\u00fcfessirlerin farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flerinin varl\u0131\u011f\u0131ndan bahsederek, bu hususta Katade\u2019nin (r.a.) hased ehlinin ve g\u00f6z\u00fcn\u00fcn \u015ferrinden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini ifade etti\u011fini nakletmektedir. Kimi kimseler de konu hakk\u0131nda yukarda Taberi\u2019nin de bahsetti\u011fi \u00fczere ayette Hz. Peygamber\u2019e kimi yahudilerin duymu\u015f oldu\u011fu hasetlikten dolay\u0131 Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131nmas\u0131n\u0131n emrolundu\u011funu ifade etmektedirler. Baci bu hususta Taberi\u2019nin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade ederek, bu hususta en do\u011fru g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn Hz. Peygamber\u2019in haset ehli b\u00fct\u00fcn ki\u015filerin \u015ferrinden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131nmas\u0131n\u0131n kendisine emrolundu\u011fu \u015feklinde oldu\u011fudur.17Hased ehli ki\u015finin \u015fu be\u015f hususta Allah\u2019la harbe giri\u015fti\u011fi ifade edilmektedir:<br \/>\nHased ehli kendisinden ba\u015fka birisine verilen nimete kar\u015f\u0131 bu\u011fzederek,<br \/>\nAllah\u2019\u0131n kullar\u0131 aras\u0131nda yapm\u0131\u015f oldu\u011fu taksime kar\u015f\u0131 gelerek, (tav\u0131rlar\u0131yla) sanki bu taksimi ni\u00e7in yapt\u0131n diyerek,<br \/>\nO Allah\u2019\u0131n fiilerine kar\u015f\u0131 gelip \u2013 Allah l\u00fctfundan diledi\u011fine verir umdesi belli iken, o Allah\u2019\u0131n bu lutfuna kar\u015f\u0131 cimrilik g\u00f6stererek-,<br \/>\nO Allah\u2019\u0131n veli kullar\u0131n\u0131 terkederek, onlar\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve onlardan nimetlerin al\u0131nmas\u0131n\u0131 arzulayarak,<br \/>\nO (asl\u0131nda) d\u00fc\u015fman\u0131 olan \u015eeytan\u2019a eylemleriyle yard\u0131m etmek suretiyle Mevla\u2019ya kar\u015f\u0131 harbe giri\u015fmektedir.18&nbsp;B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra hased ehli ki\u015finin nasibine ili\u015fkin olarak, bulundu\u011fu meclislerden nedamet, meleklerin kat\u0131ndan lanet ve bu\u011fz, halvetten keder ve s\u0131k\u0131nt\u0131, ahiretten \u00fcz\u00fcnt\u00fc ve ate\u015f ve Allah\u2019tan da uzakl\u0131k ve kin d\u0131\u015f\u0131nda bir \u015feyin d\u00fc\u015fmeyece\u011fi ifade edilmektedir.19<\/p>\n<p><strong>Hadis metinlerinde hasetlik ve zararlar\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Kur\u00e2n\u2019da mezmum bir s\u0131fat olarak tarif edilip, ehlinden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131lmas\u0131 Hz. Peygamber\u2019e ve onun \u015fahs\u0131nda \u00fcmmetine emredilen hasetlik duygusunun zararlar\u0131 pek \u00e7ok hadisi \u015ferifde de ele al\u0131narak i\u015flenmi\u015ftir.20&nbsp;\u0130lgili hadislerde Hz. Peygamber \u00fcmmetine hasetlikden uzak durulmas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k ifadelerle emrederken, bu duygunun insanda ve onun iman\u0131nda ne denli tahribata yola\u00e7t\u0131\u011f\u0131na vurgu yapm\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim bir hadiste zandan ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131n\u0131 emrederek, inananlardan insanlar\u0131n kusurlar\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmamas\u0131n\u0131, birbirlerine kar\u015f\u0131 bu\u011fz ve haset etmemelerini, birbirleriyle s\u00fcrt\u00fc\u015fmeyip, karde\u015f olmalar\u0131n\u0131 bak\u0131n\u0131z nas\u0131l istemektedir:<\/p>\n<p><strong>Ebu Hureyre (r.a.)\u2019dan rivayetle, Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki: \u201eZandan ka\u00e7\u0131n\u0131n, zira s\u00f6zlerin en yalan\u0131 zand\u0131r. Insanlar\u0131n kusurlar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmay\u0131n, onlara kar\u015f\u0131 bu\u011fz ve hasetlik etmeyin, onlarla s\u00fcrt\u00fc\u015f\u00fcp, kavga etmeyin! Ey Allah\u2019\u0131n kullar\u0131 karde\u015f olun!\u201c&nbsp;<\/strong>([Buh\u00e2r\u00ee, Edeb 57 (6064-65); M\u00fcslim, Birr 9 (2563); Tirmiz\u00ee, Birr 24 (1942)].<\/p>\n<p>Enes b. Malik (r.a.)\u2019dan gelen bu hadisin di\u011fer bir rivayetinde zan konusuna de\u011finilmeksizin, di\u011fer noktalara vurgu yap\u0131lmakla beraber, hadisin sonunda m\u00fcsl\u00fcman\u0131n m\u00fcsl\u00fcman karde\u015fiyle \u00fc\u00e7 g\u00fcnden fazla k\u00fcs bulunmas\u0131n\u0131n caiz olmayaca\u011f\u0131 ifade edilmektedir.21<\/p>\n<p>Hadisle ilgili getirilen yorumlara hased kavram\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda \u0130mam Askal\u00e2n\u00ee (\u00f6. 852 H.\/1448) yukarda nakletti\u011fimiz hadislerle alakal\u0131 olarak ki\u015finin i\u00e7erisinde bulunan hased duygusu ile bu duygunun d\u0131\u015fa vurulmas\u0131 veya eyleme d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi aras\u0131ndaki fark\u0131 sorgulamaktad\u0131r. E\u011fer haset ehli olan ki\u015fi bu duygusunu d\u0131\u015fa vuran eylem ve s\u00f6ylem i\u00e7erisinde ise zaten isyankar ve ba\u011fidir. E\u011fer bu duyguyu eyleme ve s\u00f6yleme d\u00f6kmeyip, kar\u015f\u0131 taraf\u0131n hakk\u0131n\u0131 ihlal edecek herhangi bir sebebe de tevess\u00fcl etmiyorsa bak\u0131l\u0131r. E\u011fer bu duyguyu eylem ve s\u00f6yleme d\u00f6kmeye mani olacak \u015feyin aradan kalkmas\u0131yla bunu yapacaksa ki\u015fi kusurludur. Ama bu habis duyguyu eylem ve s\u00f6yleme d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrecek g\u00fcc\u00fc olmas\u0131na ra\u011fmen, Allah korkusundan dolay\u0131 buna yana\u015fm\u0131yorsa bu ki\u015fi mazurdur, zira ki\u015fi g\u00f6nl\u00fcne gelen bu nefsi duygular\u0131 defetme\u011fe g\u00fc\u00e7 yetiremese de, nefsiyle m\u00fccadele ederek bunlar\u0131n eyleme d\u00f6n\u00fc\u015fmesine f\u0131rsat vermemektedir. Askal\u00e2n\u00ee bu hususta \u0130smail b. Umeyye\u2019den gelen \u015fu hadise yer vermektedir: \u0130smail b. Umeyye\u2019den rivayetle Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki: \u201cKimse \u015fu \u00fc\u00e7 \u015feyden emin olamaz. Anl\u0131k bak\u0131\u015f, zan ve hased.\u201d Bunlardan (emin olman\u0131n) \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu nedir ya resulullah diye kendisine soruldu\u011funda: \u201c(Uygun olmayan Objeye) anl\u0131k bak\u0131\u015f sonras\u0131nda oradan g\u00f6z\u00fc \u00e7ekmek, zan ile hareket etmemek, (eylem ve s\u00f6ylemlerinde) hasede yer vermemek.\u201d Bu hususta ayr\u0131ca Hasan Basri (r.a.)\u2019nin, i\u00e7erisinde hased duygusu bulunmayan hi\u00e7 bir insan\u0131n olmayaca\u011f\u0131 ve bu duygunun insanlara ve haklar\u0131na kar\u015f\u0131 zulm ve gasb arac\u0131 yap\u0131lmad\u0131g\u0131 m\u00fcddetce de o duyguyu i\u00e7erisinde bar\u0131nd\u0131ran ki\u015fiye kar\u015f\u0131 herhangi bir m\u00fceyyide uygulanamayaca\u011f\u0131na ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcncesine yer verilmektedir.22] Burada bizce ifade edilmek istenen \u015fey, insano\u011flunun b\u00fcnyesinde ucub, riya, kibir, haset gibi duygular\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin realiteye yap\u0131lan vurgudur. Fakat burada asl olan b\u00fcnyede bulunan bu duygular\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmekle beraber, bu nefsani duygular\u0131n \u0131slah\u0131 i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131r. Yap\u0131lan hata ve kusurlar\u0131 b\u00fcnyede bulunan bu nefsani duygular\u0131n \u00fczerine havale ederek, aradan s\u0131yr\u0131lmak veya pe\u015finen bu duygulara kar\u015f\u0131 ma\u011flubiyeti ilan itmek insan\u0131 mazur g\u00f6steremez. Aksine insano\u011flu kendisine verilen ak\u0131l ve g\u00f6n\u00fcl nimeti ve onu besleyen vahyin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda nefisle olan m\u00fccadelesini \u00f6l\u00fcm mele\u011fi \u00fczerine gelip emaneti al\u0131ncaya kadar s\u00fcrd\u00fcrecek23, kendisine \u00fcflenen ruhun \u015fuurunda \u015fahlanarak,24&nbsp;\u00f6telerin \u00f6tesine kanatlanacakt\u0131r. Bu ise \u015f\u00fcphesiz keskin bir irade, \u015feksiz bir iman ve dahas\u0131 Mutlak Sevgili\u2019ye mutlak bir teslimiyeti gerektirir. Bunlar\u0131 elde etmenin en kestirme yolu ise a\u015fkd\u0131r\u2026<\/p>\n<p><strong>Hased amellerinizi yer<\/strong><\/p>\n<p>Hz. Peygamber (s.a.v.) m\u00fcminlerin hasetten ka\u00e7\u0131nmalar\u0131n\u0131 emretmekle beraber, di\u011fer bir hadiste hasedin ki\u015finin amellerine kar\u015f\u0131 zararlar\u0131na de\u011finerek, onu nas\u0131l yeyip t\u00fcketti\u011fini ifade etmektedir:<\/p>\n<p><strong>Ebu Hureyre (r.a.)\u2019dan rivayetle, Ras\u00fblullah (s.a.v.) buyurdular ki: \u201cHasedden ka\u00e7\u0131n\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, ate\u015fin odunu, -ravi dedi ki veya kuru otu- yedi\u011fi gibi, b\u00fct\u00fcn hay\u0131rlar\u0131 yer t\u00fcketir.\u201c<\/strong>&nbsp;[Eb\u00fb D\u00e2vud, Edeb 52 (4903).]<\/p>\n<p>Hadisle ilgili a\u00e7\u0131klamalarda bulunan T\u00eeb\u00ee (\u00f6. 743 H.\/1342) hasedin amelleri yeyip, t\u00fcketmesini bu duygunun neticesinde i\u015flenecek olan g\u00fcnahlar\u0131n, \u00f6rne\u011fin mal\u0131n telef edilmesi, birinin namusuna halel getirilmesi veya can\u0131na kasdedilmemesi gibi ki\u015filerin haklar\u0131na kar\u015f\u0131n yap\u0131lan c\u00fcr\u00fcm ve zul\u00fcmler kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda ki\u015finin amellerine el konulaca\u011f\u0131 \u015feklinde ifade etmektedir. Bu hususa ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc Ebu Hureyre\u2019den (r.a.) rivayet edilen ve i\u00e7eri\u011finde m\u00fcflisin tan\u0131m\u0131 yap\u0131lan hadisle delillendirmi\u015ftir. Zira ilgili hadiste Hz. Peygamber \u00fcmmetinden m\u00fcflis olanlar\u0131n k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne namaz, oru\u00e7, zekat ve bir tak\u0131m hasenat\u0131n yan\u0131 s\u0131ra kimine s\u00f6yledi\u011fi k\u00f6t\u00fc s\u00f6zler, iftiralar, haks\u0131z yere yedi\u011fi mallar, su\u00e7suz ki\u015filere uygulad\u0131\u011f\u0131 \u015fiddet ve ak\u0131tt\u0131\u011f\u0131 kanlarla gelece\u011fini zikrederek, her hak sahibinin hakk\u0131n\u0131 zul\u00fcm g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ki\u015finin hasenat\u0131ndan alarak, e\u011fer hasenat\u0131 yeterli de\u011filse kendisinin hatalar\u0131ndan al\u0131n\u0131p, onun \u00fczerine at\u0131larak elde edece\u011fini ifade etmektedir. Hadisin sonunda ise yapt\u0131\u011f\u0131 haks\u0131zl\u0131klara kar\u015f\u0131 verece\u011fi bir hasenat\u0131 kalmayan ki\u015finin, mazlum ki\u015finin hatalar\u0131ndan da \u00fczerine at\u0131lmas\u0131 suretiyle cehenneme at\u0131laca\u011f\u0131 bildirilmektedir.25&nbsp;Hasetin ki\u015finin hasenat\u0131n\u0131 yemesine ili\u015fkin di\u011fer bir a\u00e7\u0131klama ise, ki\u015finin yapm\u0131\u015f oldu\u011fu amellerden elde edece\u011fi sevab\u0131n katlanmas\u0131 ki\u015finin yetene\u011fine ve onun dindeki ihlas ve samimiyetine ba\u011fl\u0131 oldu\u011fudur. Ayn\u0131 \u015fey hata yapan ki\u015finin i\u00e7erisinde bulundu\u011fu ortam ve durum ile de al\u00e2kal\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin hata yapma imkan\u0131 y\u00fcksek bulunan bir ortamda ki\u015finin salih amel yapmas\u0131 ona on misliyle d\u00f6necekken, hata yapma imkan\u0131 bulunmayan veya veya y\u00fcksek olmayan bir ortamda bir ki\u015finin salih amel yapmas\u0131 ona daha farkl\u0131 yans\u0131yacakt\u0131r. Salih amelller neticesinde elde edilecek hasenat bulunulan ortama ve ki\u015finin haline g\u00f6re katlan\u0131l\u0131p, azalacakt\u0131r. Hadisin yorumlanmasiyle ilgili yap\u0131lan bu de\u011ferlendirmeler sonras\u0131nda T\u00eeb\u00ee bu hususa ili\u015fkin kendi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Ona g\u00f6re metinde bulunan hasetin hasenat\u0131 yemesi amellerin reddedilmesi manas\u0131na, istiareli bir kullan\u0131md\u0131r. Haset ehli ki\u015fiden sad\u0131r olan ve reddedilen bu ameller salih ameller divan\u0131na kaydedilmemi\u015f ki bo\u015fa \u00e7\u0131ks\u0131n, t\u0131pk\u0131 gasbedilmis bir evde k\u0131l\u0131nan namaz gibi. T\u00eeb\u00ee hadiste yap\u0131lan \u201eate\u015fin odunu yemesi\u201c ifadesini ve ki\u015fiden hasetlik h\u00e2li i\u00e7erisinde s\u00fcdur eden amelleri ete\u015fin i\u00e7erisinde bulunan odunlara benzetilmesini g\u00fczel bir te\u015fbih olarak nitelemektedir. Zira ate\u015f yand\u0131\u011f\u0131nda i\u00e7erisinde bulunan hi\u00e7 bir \u015feyi nas\u0131l b\u0131rakmay\u0131p, yok ediyorsa haset de amelleri \u00f6ylece yok edecektir. Ona g\u00f6re b\u00f6ylesine bir benzetme, i\u00e7eri\u011finde m\u00fcbala\u011fa ta\u015f\u0131makla beraber, haset ehli ki\u015fiye kar\u015f\u0131 a\u00e7\u0131k bir uyar\u0131d\u0131r.26<\/p>\n<p>Hadiste kullan\u0131lan ifadelerin ve benzetmelerin konunun hassasiyetine ve haset ehli kimselerin uyar\u0131lmas\u0131na ili\u015fkin yap\u0131lan g\u00fc\u00e7l\u00fc bir vurgu oldu\u011funu ifade etmekle beraber, hasenat\u0131n hasetle yenmesi durumunu, ki\u015finin hakk\u0131n\u0131 genelde bu duygunun saikiyle ihlal etti\u011fi veya zul\u00fcm etti\u011fi kimselerin yukardaki hadisde de ifade edildi\u011fi gibi, haklar\u0131n\u0131 ki\u015finin hasenat\u0131ndan kar\u015f\u0131lamas\u0131, veya bu duygu halinden beri olmadan, insanlar\u0131n hak ettiklerine kar\u015f\u0131 haset duygusu i\u00e7erisinde yapm\u0131\u015f oldu\u011fu ibadetlerin kabul edilmeyip, red edilmesi ba\u011flam\u0131nda anlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p><strong>Hased din kaz\u0131y\u0131c\u0131d\u0131r<\/strong><\/p>\n<p>Di\u011fer bir hadis-i \u015ferifte Hz. Peygamber (s.a.v.) hased ile bu\u011fzu \u00f6nceki \u00fcmmetlerin kadim bir hastala\u011f\u0131 olarak tan\u0131mlam\u0131\u015f ve bunlar\u0131n birer din kaz\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 (yok edici) olduklar\u0131n\u0131 ifade etmi\u015ftir. Bu fesat duygulardan ve onlar\u0131n saikiyle yap\u0131lan hata ve g\u00fcnahlardan ar\u0131nman\u0131n adresi olarak iman\u0131, kamil iman\u0131 elde etmenin adresi olarak sevgiyi, sevgiyi elde etmeye yard\u0131mc\u0131 olmas\u0131 noktas\u0131nda da selam\u0131 yayg\u0131nla\u015ft\u0131rmay\u0131 adres olarak g\u00f6stermi\u015ftir. \u0130nsanlar aras\u0131nda diyalog ve sevgi ba\u011f\u0131n\u0131n g\u00fc\u00e7lenmesi, \u015f\u00fcphesiz ki\u015filere kar\u015f\u0131 b\u00fcnyede bulunan bu\u011fz, haset gibi kendilerinden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131lmas\u0131 istenecek kadar zararl\u0131 olan bu fesat duygular\u0131 yok edecek, karde\u015flik ba\u011flar\u0131n\u0131 g\u00fcclendirerek, i\u00e7erisinde bulunulan ortam\u0131 maddi ve manevi ba\u011flamda ya\u015fan\u0131l\u0131r hale getirecektir. \u0130nsanlar\u0131n d\u00fcnyevi ve uhrevi sadetlerine kar\u015f\u0131 tehdit olu\u015fturan bu fesat duygulardan kurtulman\u0131n yolunu ki\u015filer aras\u0131nda kurulmas\u0131 gerekli olan sevgi olarak, bak\u0131n\u0131z Hz. Peygamber (s.a.v.) nas\u0131l a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r:<\/p>\n<p><strong>Hz. Z\u00fcbeyr (r.a.)\u2019dan rivayetle, Ras\u00fblullah (s.a.v.) buyurdular ki: \u201eSize sizden \u00f6nceki \u00fcmmetlerin hastal\u0131\u011f\u0131 sirayet etti. Bu, hased ve bu\u011fuzdur. Bu kaz\u0131y\u0131c\u0131d\u0131r (yok edicidir). Bilesiniz; kaz\u0131y\u0131c\u0131 derken sa\u00e7 kaz\u0131r demiyorum. O dini kaz\u0131y\u0131c\u0131d\u0131r. Nefsimi kudret elinde tutan Allah\u2019a yemin ederim ki, sizler iman etmedikce cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikce de iman etmi\u015f olmazs\u0131n\u0131z. Size birbirinizi sevmeye yard\u0131mc\u0131 olacak \u015feyi haber vereyim mi: Aran\u0131zda selam\u0131 yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131n.\u201c<\/strong>[Tirmiz\u00ee, Sif\u00e2tu \u2019l-K\u0131y\u00e2me 56 (2518).]<\/p>\n<p>Hadisi yorumlayan Mubarekf\u00fbr\u00ee (\u00f6. 1302 H.\/1884) hased ve bu\u011fzun hastal\u0131k olarak tan\u0131mlanmas\u0131n\u0131, onlar\u0131n kalbin hastal\u0131klar\u0131ndan olmas\u0131na ba\u011flamaktad\u0131r. Bunlar\u0131n, bedenin zahirinde olan sa\u00e7\u0131 kaz\u0131mas\u0131ndan ziyade dini kaz\u0131malar\u0131na ili\u015fkin ifade ise, ona g\u00f6re haset ve bu\u011fzun d\u00fcnyada ve ahirette zararlar\u0131n\u0131n ne derece b\u00fcy\u00fck oldu\u011funu ifade etme sadedinde kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.27<\/p>\n<p><strong>Kendilerine g\u0131pta edilecek iki s\u0131n\u0131f z\u00fcmre<\/strong><\/p>\n<p>Daha \u00f6nce de k\u0131sa de\u011findi\u011fimiz gibi hased kavram\u0131 zem edilen ve \u00f6v\u00fclen hasedlik olmak \u00fczere kimi ulemaca iki s\u0131n\u0131fta ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Mezmum olan hased k\u0131saca ki\u015finin hakk\u0131 ve sahibi oldu\u011fu nimetin elinden gitmesini arzulamak \u015feklinde tan\u0131mlan\u0131rken, memduh olan hased ise ki\u015finin elinde bulunan nimetin helakini arzu etmeksizin, o nimetin kendisinde de bulunmas\u0131n\u0131 arzu etmek \u015feklinde tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bug\u00fcn i\u00e7in \u00f6v\u00fclen hasedlik kavram\u0131 yerine, g\u0131bta etmek kavram\u0131yla ifade edilen bu h\u00e2l, kimi hadislerde kendilerine hased edilmesi, daha do\u011frusu g\u0131bta edilmesi caiz olan, veya ba\u015fka bir ifadeyle kendilerine g\u0131bta edilmesi gereken kimseler \u015feklinde ifade edilmi\u015ftir. \u0130lgili hadislerde Hz. Peygamber (s.a.v.) kendilerine g\u0131bta edilmesi gereken iki s\u0131n\u0131f z\u00fcmreden bahsederek, bunlardan birisinin Allah\u2019\u0131n kendisine verdi\u011fi hikmetle h\u00fckmedip, bunu ba\u015fkas\u0131na \u00f6\u011freten kimse, di\u011ferinin ise kendisine verilen mali imkanlar\u0131 hak yolunda sarfeden ki\u015fi oldu\u011funu bak\u0131n\u0131z nas\u0131l ifade etmektedir:<\/p>\n<p><strong>\u0130bn Mesud (r.a.)\u2019dan rivayetle: \u201cRasulullah (s.a.v.) buyurdular ki: \u201c\u015eu iki ki\u015fi d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7 bir kimseye g\u0131pta edilmez: \u201eBirisi, Allah\u2019\u0131n kendisine verdi\u011fi hikmetle h\u00fckmeden ve bunu ba\u015fkas\u0131na da \u00f6\u011freten hikmet sahibi kimse, di\u011feri ise Allah\u2019\u0131n kendisine vermi\u015f oldu\u011fu mal\u0131 Hak yolunda sarfeden zengin kimsedir.\u201c<\/strong>&nbsp;[Buh\u00e2r\u00ee, \u0130lim 16 (73); Zek\u00e2t 5 (1409); Ahk\u00e2m 3 (7141); I\u2018tis\u00e2m 13 (7316); M\u00fcslim, Sal\u00e2tu \u2019l-Mus\u00e2fir\u00een 268 (816), \u0130bn M\u00e2ce, Z\u00fchd 22 (4208)].<\/p>\n<p>\u0130bn \u00d6mer\u2019den (r.a.) gelen di\u011fer bir rivayette ise kendisine imrenilip, g\u0131bta edilecek iki z\u00fcmre hakk\u0131nda, Allah\u2019\u0131n kendisine vermi\u015f oldu\u011fu hikmetle h\u00fckmeden ki\u015fi yerine, kendisine verilen Kur\u2019an\u2019\u0131 gece g\u00fcnd\u00fcz ikame den ki\u015fi olarak nakledilmi\u015ftir:<\/p>\n<p><strong>Ibn \u00d6mer (r.a.)\u2019dan rivayetle: \u201eBen Rasulullah\u2019dan (s.a.v.) duydum \u015fu iki ki\u015fiye g\u0131pta edilir; birincisi o kimsedir ki, Allah kendisine Kuran\u2019-\u0131 Kerim\u2019i (ilmini) nasib etmi\u015ftir, o da Kur\u00e2n\u2019\u0131 gece ve g\u00fcnd\u00fcz ikame eder. Ikincisi de o kimsedir ki, Allah\u2019u Te\u00e2la ona mal vermi\u015ftir, o da onu gece g\u00fcnd\u00fcz (hay\u0131rda) infak eder.\u201c<\/strong>&nbsp;[Buh\u00e2r\u00ee, Fed\u00e2ilu \u2019l-Kur\u00e2n 20, Tevhit 45 (7528); M\u00fcslim, Sal\u00e2tu \u2019l Mis\u00e2fir\u00een 266 (815); Tirmiz\u00ee, Birr 24 (1943), \u0130bn M\u00e2ce, Z\u00fchd 22 (4209)].<\/p>\n<p>Hadis metninde hased kavram\u0131 bulunmas\u0131na ra\u011fmen, g\u0131bta kelimesiyle terc\u00fcme etti\u011fimiz bu h\u00e2l, birinin elinde bulunan nimetin yok olmas\u0131n\u0131 istemeksizin, o nimetin kendisinde de bulunmas\u0131n\u0131 arzulamakt\u0131r. Bu g\u0131bta h\u00e2li ibadetler hususunda olursa memduh, haram olan hususlarda olursa mezmum, caiz olan mevzularda olursa da m\u00fcbahd\u0131r. Hadiste ge\u00e7en hikmet kelimesini Askal\u00e2n\u00ee Kur\u2019\u00e2n olarak a\u00e7\u0131klamakta ve ayr\u0131ca burada s\u00f6z konusu olan hikmet hakk\u0131nda ki\u015fiyi, cehaletten men eden ve \u00e7irkinliklerden sak\u0131nd\u0131ran her \u015fey \u015feklinde a\u00e7\u0131klaman\u0131n da rivayet edildi\u011fini nakletmektedir. Askal\u00e2n\u00ee Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n gece-g\u00fcnd\u00fcz ikamesinden kast\u0131n mutlak manada onunla amel etmek oldu\u011funu ve bununda Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 gerek namazlarda gerekse namaz d\u0131\u015f\u0131nda okumaktan, onun talimi ile u\u011fra\u015fmaktan ve onun gereklerine uygun h\u00fck\u00fcm ve fetva vermekten daha genel ve kapsay\u0131c\u0131 oldu\u011funu ifade etmektedir.28&nbsp;Ayn\u00ee (\u00f6. 855 H.\/ 1451) hadiste s\u00f6z konusu olan hikmetten kast\u0131n ya \u015feriat\u0131n bilinmesi veya Kur\u2019an oldu\u011fu \u015feklinde a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Ayn\u00ee, ilgili hadislerde yalana belli konularda nas\u0131l izin verildi ise, ayn\u0131 tarzda hasedin baz\u0131 nevilerine de ruhsat verildi\u011finin ifade ederek, haram, m\u00fcbah ve memduh olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 \u00e7e\u015fit hasedden bahsetmektedir. Ki\u015finin elinde bulunan nimetin zevalini isteyerek, onun kendi eline ge\u00e7mesini arzu etmeyi haram olan hasede \u00f6rnek vererek, di\u011fer iki k\u0131s\u0131mda bulunanlar\u0131n ise g\u0131bta kavram\u0131yla a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131n\u0131 kaydetmektedir. Buna g\u00f6re bu g\u0131bta hali d\u00fcnya i\u015flerine ait meselelerle al\u00e2kal\u0131 ise m\u00fcbah, ibadet ve taat ile al\u00e2kal\u0131 ise memduhtur.29&nbsp;Kendilerine verilen imkan ve nimetleri me\u015fru ve hak olmayan yerlerde kullanan kimselere kar\u015f\u0131 bu\u011fzun ve hasetli\u011fin caiz oldu\u011fu ifade edilmekle beraber,30elde etti\u011fi veya kendisine lutfedilen imkanlar\u0131 hay\u0131rda kullanan kimselere kar\u015f\u0131 hasetlik ise icmaen haram olarak de\u011ferlendirilmi\u015ftir.31&nbsp;Kastal\u00e2n\u00ee (\u00f6. 963 H.\/1555) kendisine verilen mal\u0131 hak yolunda sarfetme hususunu a\u00e7\u0131klarken, bunun ki\u015fi \u00fczerine vacib olan sadaka ve me\u015fru hay\u0131rl\u0131 olan i\u015fler oldu\u011funu ifade ederek, bunun bir sa\u00e7\u0131p savurma (tebzir) eylemine d\u00f6n\u00fc\u015fmemesinin ve usul\u00fcne uygun olarak yap\u0131lmas\u0131n\u0131n gereklili\u011fine vurgu yapmaktad\u0131r.32&nbsp;B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra ilgili hadislerin \u015ferhinde \u0130bn Batt\u00e2l (\u00f6. 449 H.\/1057) \u015fartlar\u0131 yerine getirilen ve Allah\u2019\u0131n raz\u0131 olaca\u011f\u0131 eylemlerde kullan\u0131lan zenginli\u011fin f\u0131khen gerekli yerlerde infak etme halini elde edemeyen fakirlikten daha efdal ve hay\u0131rl\u0131 oldu\u011funu ifade etmektedir.33<\/p>\n<p>\u0130mam Gazali (\u00f6. 505 H.\/1111) hasedi kin duygusunun, kin duygusunu da gazab duygusunun neticelerinden birisi olarak tasvir etmektedir. Hasedi kalbin zorlu hastalaklar\u0131ndan birisi olarak kaydeden Gazali, ondan kurtulman\u0131n yolu olarak ilim (onun afetlerini gere\u011fi gibi tan\u0131ma) ve ameli (o ilmin gereklerine uygun eylem i\u00e7erisinde bulunma) adres g\u00f6stermektedir.34&nbsp;Eserinde konu ile ilgili de\u011ferlendirmelerde bulunan \u0130mam Ku\u015feyri (\u00f6. 465 H.\/1072) hasedcinin alemeti olarak, yan\u0131ndaki kimseye yaltaklanmak, ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman onu g\u0131ybet etmek, felakete u\u011frad\u0131\u011f\u0131 zaman \u015famata ve sevin\u00e7 g\u00f6sterileri yapmak \u015feklinde a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra Ku\u015feyri hasedcinin \u015ferrinden selamettte kalmak i\u00e7in, nail olunan nimetin ondan saklanmas\u0131 gereklili\u011fine i\u015faret etmektedir.35<\/p>\n<p><strong>Sonu\u00e7<\/strong><\/p>\n<p>Buraya de\u011fin yap\u0131lan a\u00e7\u0131klamalardan da anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 \u00fczere, ki\u015finin elinde bulunan nimetin yok olmas\u0131n\u0131, zevalini istemek manas\u0131na gelen hasedlik, gerek Kuran\u2019da ve gerekse hadislerde mezmum bir s\u0131fat olarak takdim edilerek, ilahi mesaja muhatab olan g\u00f6n\u00fcller, bu duygunun afetlerine kar\u015f\u0131 uyar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Hased etti\u011fi vakit hased edenin \u015ferrinden Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131nmas\u0131 ba\u015fta Hz. Peygamber\u2019e ve onun \u015fahs\u0131nda onun \u00fcmmetine emredilirken, di\u011fer bir yerde de gizli fuhu\u015f36&nbsp;olarak ayette zikredilen, kimi m\u00fcfessirlerce de37&nbsp;hased ve di\u011fer manevi hastal\u0131klar olarak yorumlanan bu h\u00e2lden sak\u0131n\u0131lmas\u0131 istenmi\u015ftir. Hasedin hasenat\u0131 ate\u015fin odunu yedi\u011fi gibi yedi\u011fini, eski \u00fcmmetlerin bir hastala\u011f\u0131 olup, din kaz\u0131y\u0131c\u0131 oldu\u011funu ifade eden Hz. Peygamber (s.a.v.), ilgili di\u011fer hadislerde de hasedin zararlar\u0131na dikkat \u00e7ekerek, \u00fcmmetini a\u00e7\u0131k bir dille hasede kar\u015f\u0131 uyarm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra Hz. Peygamber kendilerine g\u0131bta edilecek iki s\u0131n\u0131f z\u00fcmreden bahsederek, hasedli\u011fin hadiste \u00f6rnek g\u00f6sterilen kimselere kar\u015f\u0131 g\u0131bta eylemine d\u00f6n\u00fc\u015fmesini arzu etmi\u015ftir. Hasedli\u011fin mutlak manada haram oldu\u011fu ifade edilmekle beraber, bunun sadece eldeki nimeti hak olmayan yollarda kullananlara kar\u015f\u0131 caiz oldu\u011fu beyan edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Hasetli\u011fin temelde Hz. Allah\u2019\u0131n kullar\u0131na yapm\u0131\u015f oldu\u011fu takdire kar\u015f\u0131 r\u0131za g\u00f6stermeyip, isyan etmek \u015feklinde alg\u0131layan kimi kimseler, hasedciyi inkarc\u0131 olarak tarif etmi\u015flerdir. Hasedcinin kendisine ve ba\u015fkas\u0131na verilen nimete raz\u0131 olma hususundaki hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131 ise Muaviye; \u201cHasedci m\u00fcstesna, herkesi raz\u0131 edebilirim. Hasedciyi memnun edemem. \u00c7\u00fcnk\u00fc o ancak nimetin zevali ile raz\u0131 olur\u201d38diyerek ifade etmektedir.<\/p>\n<p>Yarat\u0131lan \u015feylerin, karanl\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc zaman gecenin, d\u00fc\u011f\u00fcmlere \u00fcf\u00fcr\u00fcp b\u00fcy\u00fc yapan \u00fcf\u00fcr\u00fckc\u00fclerin ve hased etti\u011fi vakit hased eden ki\u015finin \u015ferrinden sabah\u0131n Rabbine s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131m\u2026 Amin\u2026<\/p>\n<p>Hasenat\u0131 ate\u015fin odunu yedi\u011fi gibi yiyen hased ve di\u011fer mezmum duygular\u0131n \u015fer ve afetlerinden emin olma dile\u011fi ve duas\u0131yla\u2026<\/p>\n<p><strong>Dipnotlar<\/strong><\/p>\n<p>1&nbsp;Eren, Hasan (komisyon): T\u00fcrkce S\u00f6zl\u00fck (T\u00fcrk Dil Kurumu), \u0130stanbul 1992, C. I, S. 614.<br \/>\n2&nbsp;T\u00een, 95\/4.<br \/>\n3&nbsp;Bakara, 2\/156.<br \/>\n4&nbsp;Buh\u00e2r\u00ee, \u0130lim 11 (69), Cihad 164 (3038). M\u00fcslim, Cihad 5 (1733). Ebu D\u00e2vud, Edeb 17 (4835).<br \/>\n5&nbsp;Elmal\u0131\u2019l\u0131 Yaz\u0131r bu hususa ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcncelerini \u015f\u00f6yle ifade etmektedir: \u201eDemek ki \u015fer olan hasedin as\u0131l ma\u2019nas\u0131 ba\u015fkas\u0131nda bir ni\u2019met g\u00f6rmekten m\u00fcte\u2019ezzi olup onun zevalini istemektir ki bizim \u00e7ekememezlik ta\u2019bir etti\u011fimizdir, bir tak\u0131mlar\u0131n zannetti\u011fi ve hayli \u015f\u00e2yi\u2019 oldu\u011fu vechile k\u0131skan\u00e7l\u0131k demek de\u011fildir. K\u0131skan\u00e7l\u0131k bazan hased demek dahi olursa da dah ziyade arabca da gayret tabir olunand\u0131r, netekim Kamus m\u00fctercimi As\u0131m Efendi de \u015f\u00f6yle der: \u201egayret, gayr, gar, g\u0131yar: nam ve namusa halel verecek haletten hamiyyet eylemek ma\u2019nas\u0131nad\u0131r ki k\u0131skanmak ta\u2019bir olunur. Mesela erke\u011fin kar\u0131s\u0131n\u0131 ba\u015fkas\u0131ndan k\u0131skanmas\u0131, kezalik kad\u0131n\u0131n kocas\u0131n\u0131 ba\u015fkas\u0131ndan k\u0131skanmas\u0131 hased de\u011fil, gayret ve hamiyyettir, bu memduhtur. Fakat birisi di\u011ferinin kar\u0131s\u0131n\u0131 ve kocas\u0131n\u0131 veya evlad\u0131n\u0131 veya mal\u0131n\u0131 veya g\u00fczelli\u011fini veya herhangi bir ni\u2019met ve meziyetini, \u015ferefini cekememek, ona g\u00f6z dikmek, onun ondan zev\u00e2lini arzu etmek haseddir, mezmumdur.(\u2026) Her ne olursa olsun k\u0131skanmak mutlaka hased demek de\u011fildir, ondan e\u2019amm olabilir. Binaenaleyh hasedi sade k\u0131skanmak diye terceme etmek do\u011fru de\u011fildir. Hesed mezmumdur, ona bir k\u0131skanmak denir ise ilin hakk\u0131n\u0131 sahibinden k\u0131skanmak diye tarif edilmelidir, halbuki gayret ve hamiyet demek olan k\u0131skanmak memduh ve makbul bir haslettir.\u201e Yaz\u0131r, M. Hamdi: Hak Dini Kuran Dili, \u0130stanbul 1979, C. IX, S. 6405 vd.<br \/>\n6&nbsp;Bakara; 2\/109; Nisa; 4\/54; Fetih, 48\/15; Fel\u00e2k; 113\/5.<br \/>\n7&nbsp;Bakara; 2\/109.<br \/>\n8&nbsp;Nis\u00e2; 4\/54.<br \/>\n9&nbsp;Fetih, 48\/15.<br \/>\n10&nbsp;Fel\u00e2k, 113\/4.<br \/>\n11&nbsp;Y\u00fbsuf, 12\/8.<br \/>\n12&nbsp;El-Kurtub\u00ee, Ahmet el-Ens\u00e2r\u00ee: El-C\u00e2m\u00ee li-Ahk\u00e2mi \u2018l-Kur\u2019\u00e2n, Beyrut 2000, 1. Bsk., C. II, S. 49 vd.<br \/>\n13&nbsp;Zemah\u015fer\u00ee (\u00f6. 538 H.\/1143) haset ehli hakk\u0131ndaki bu ifadeyi ilgili ayetin tefsirinde \u00d6mer b. Abdulaziz\u2019den rivayet etmektedir. Ez-Zemah\u015fer\u00ee, \u00d6mer b. Muhammed: Tefs\u00eeru \u2019l-Ke\u015f\u015f\u00e2f an Hak\u00e2\u2019ik Gav\u00e2mizi \u2019t-Tenz\u00eel ve-Uy\u00fbni \u2019l-Eg\u00e2v\u00eel f\u00ee Vuc\u00fbhi \u2019t-Te\u2019v\u00eel, Beyrut 1995, 1. Bsk., C. IV, S. 817.<br \/>\n14&nbsp;El-Kurtub\u00ee: 2000, C. V, S. 162 vd.<br \/>\n15&nbsp;En-Nesef\u00ee, Ahmed b. Mahmud: Tefs\u00eeru \u2019n-Nesef\u00ee, Med\u00e2riku \u2019t-Tenz\u00eel ve Hak\u00e2iki \u2019t-Tenz\u00eel, Beyrut 1995, 1. Bsk., C. II, S. 843. El-Kurtub\u00ee: 2000, C. V, S. 162 vd. El-Bursev\u00ee, \u0130smail Hakk\u0131: R\u00fbhu \u2019l-Bey\u00e2n fi Tefs\u00eeri \u2019l-Kur\u2019\u00e2n, Beyrut 2003, 1. Bsk., C. X, S. 562.<br \/>\n16&nbsp;Et-Taber\u00ee, Muhammed b. Cer\u00eer: Tefs\u00eeru \u2019t-Taber\u00ee, Beyrut 2005, 4. Bsk., C. XII, S. 751.<br \/>\n17&nbsp;El-M\u00e2turid\u00ee, Muhammed b. Mahm\u00fbd: Te\u2019v\u00eel\u00e2tu Ehli \u2019s-S\u00fcnne: Tefs\u00eeru \u2019l-M\u00e2tur\u00eed\u00ee, (tahk\u00eek: Macd\u00ee, Basall\u00fbm), Beyrut 2005, 1. Bsk., C. I, S. 535 ve C. X, S. 658.<br \/>\n18&nbsp;El-M\u00e2turid\u00ee: 2005, C. I, S. 535.<br \/>\n19&nbsp;El-M\u00e2turid\u00ee: 2005, C. I, S. 535.<br \/>\n20&nbsp;Konu ile ilgili hadisler i\u00e7in bkz.: Wensinck, A. J. \u2013 Mensing, J. P. \u2013 Beugman, J.: Concordance et Indices de la Trad\u0131tion Musulmane, Londra 1936\u20131969, C. I, S. 465.<br \/>\n21&nbsp;Buh\u00e2r\u00ee, Edeb 58 (6066-67). M\u00fcslim, Birr 7 (2559). Eb\u00fb D\u00e2vut, Edeb 47 (4910). Tirmiz\u00ee, Birr 24 (1943).<br \/>\n22&nbsp;El-As\u0137al\u00e2n\u00ee, Al\u00ee b. Hacer: Fethu \u2019l-B\u00e2r\u00ee \u015earhu Sah\u00eehi \u2019l-Buh\u00e2r\u00ee, Beyrut 2003, 4. Bsk., C. XIII, S. 591. \u0130mam Kastal\u00e2n\u00ee (\u00f6. 963 H.\/1555) de ilgili hadislerin \u015ferhi husuusnda ayn\u0131 g\u00f6r\u00fcsleri dile getirmektedir. El-Kastal\u00e2n\u00ee, Muhammet e\u015f-\u015e\u00e2fi\u2019\u00ee: Ir\u015f\u00e2du \u2019s-S\u00e2r\u00ee li-\u015earhi Sah\u00eehi \u2019l-Buh\u00e2r\u00ee, Beyrut 1996, 1. Bsk., C. XIII, S. 85.<br \/>\n23&nbsp;Hicr, 15\/99.<br \/>\n24&nbsp;Hicr, 15\/29. Sad, 38\/72.<br \/>\n25&nbsp;M\u00fcslim, Birr 60. Tirmiz\u00ee, Kiyamet 2.<br \/>\n26&nbsp;Et-T\u00eeb\u00ee, Muhammed b. Abdullah: Sarhu \u2019t-T\u00eeb\u00ee: el-K\u00e2\u015fif an Hak\u00e2iki \u2019s-S\u00fcnen, Beyrut 2001, 1. Bsk., C. IX, S. 251 vd. Enes b. Malik (r.a.)\u2019dan gelen ve k\u00fct\u00fcb-i tis\u2018a i\u00e7erisinde yaln\u0131zca Ibni M\u00e2ce (\u00f6. 273 H.\/886) taraf\u0131ndan nakledilen bu hadisin di\u011fer bir rivayetinde ise, hasetin ate\u015fin odunu yedi\u011fi gibi ki\u015finin hasenat\u0131n\u0131 yedi\u011fi zikredilmekle beraber, ayr\u0131ca sadakan\u0131n suyun ate\u015fi s\u00f6nd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi hatay\u0131 s\u00f6nd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc, namaz\u0131n m\u00fcminin nuru olup, orucun da (cehennem) ate\u015fine kar\u015f\u0131 bir kalkan oldu\u011fu ifade edilmi\u015ftir. Ibni M\u00e2ce, Z\u00fchd 22 (4210).<br \/>\n27&nbsp;El-M\u00fcb\u00e2rekf\u00fbr\u00ee, Abdurrahman b. Abdurrahim: Tuhfetu \u2019l-Ahvaz\u00ee bi-\u015earhi C\u00e2mi\u2018i \u2019t-Tirmiz\u00ee, Beyrut 2001, 1. Bsk., C. VII, S. 180.<br \/>\n28&nbsp;El-As\u0137al\u00e2n\u00ee: 2003, C. II, S. 221. Kastal\u00e2n\u00ee hadiste gecen hikmet kelimesine ayn\u0131 tan\u0131mlar\u0131 getirmektedir. El-Kastal\u00e2n\u00ee: 1996, C. I, S. 253.<br \/>\n29&nbsp;El-Ayn\u00ee, Mahm\u00fbd b. Ahmet: Umdetu\u2019l-K\u00e2r\u00ee \u015earhu Sah\u00eehi \u2019l-Buh\u00e2r\u00ee, Beyrut 2001, 1. Bsk., C. II, S. 87. Uleman\u0131n, hasedi hakiki ve mecazi olmak \u00fczere iki s\u0131n\u0131fta de\u011ferlendirdi\u011fini nakleden Nevev\u00ee (\u00f6. 676 H.\/1277) hakikiyi, ki\u015finin elinden nimetin al\u0131nmas\u0131n\u0131 temenni ve arzu etmek olarak, mecazi olan\u0131 ise g\u0131bta kavram\u0131 ile a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Nevev\u00ee d\u00fcnya i\u015flerine ili\u015fkin olan g\u0131btay\u0131 m\u00fcbah, ahiret i\u015flerine ili\u015fkin olan\u0131 da m\u00fcstehab olarak tan\u0131mlamaktad\u0131r. En-Nevev\u00ee, Muhyiddin: el-Minh\u00e2c: \u015earhu Sahihi M\u00fcslim, Beyrut 1981, C. VI, S. 97.<br \/>\n30&nbsp;El-Gaz\u00e2l\u00ee, Muhammed Ebi Hamid: Ihy\u00e2\u2019u Ul\u00fbmidd\u00een, 2. Bsk., \u015eam 1993, C. III, S. 349. El-M\u00e2turid\u00ee: 2005, C. I, S. 535. El-Ayn\u00ee: 2001, C. II, S. 87.<br \/>\n31&nbsp;El-Gaz\u00e2l\u00ee: 1993, C. III, S. 349. En-Nevev\u00ee: 1981, C. VI, S. 97.El-Ayn\u00ee: 2001, C. II, S. 87.<br \/>\n32&nbsp;El-Kastal\u00e2n\u00ee: 1996, C. XV, S. 304.<br \/>\n33&nbsp;Ibn Batt\u00e2l, Halef b. Abdulmelik: \u015earhu \u0130bni Batt\u00e2l al\u00e2 Sah\u00eehi l-Buh\u00e2r\u00ee, Beyrut 2003, 1. Bsk., C. I, S. 142.<br \/>\n34&nbsp;Konu ile ilgili Gazali\u2019nin g\u00f6r\u00fc\u015fleri hakk\u0131nda geni\u015f bilgi i\u00e7in bkz.: El-Gaz\u00e2l\u00ee: 1993, C. III, S. 346 vd. Ez-Zeb\u00eed\u00ee, Muhammed b. Muhammed: \u0130th\u00e2fu \u2019s-S\u00e2deti \u2019l-Muttek\u00een bi-\u015earhi Ihy\u00e2\u2019i Ul\u00fbmidd\u00een, 3. Bsk., Beyrut 2005, C. IX, S. 453 vd.<br \/>\n35&nbsp;Ku\u015feyri, Abdulkerim: Tasavvuf \u0130lmine Dair, 3. Bsk. (terc.: S. Uluda\u011f), \u0130stanbul 1991, S. 295.<br \/>\n36&nbsp;A\u2019raf, 7\/33.<br \/>\n37&nbsp;Es-S\u00fclem\u00ee, Eb\u00fb Abdurrahman: Tefs\u00eeru \u2019s-S\u00fclem\u00ee, Beyrut 2001, 1. Bsk., C. I, S. 228. Ku\u015feyri: 1991, S. 294.<br \/>\n38&nbsp;Ku\u015feyri: 1991, S. 295.<\/p>\n<p><strong>Kaynak\u00e7a<\/strong><\/p>\n<p>El-Askal\u00e2n\u00ee, Ali b. Hacer: Fethu \u2019l-B\u00e2r\u00ee \u015eerhu Sah\u00eehi \u2019l-Buh\u00e2r\u00ee, I-XVIII, 4. Bsk., Beyrut 2003.<br \/>\nEl-Ayn\u00ee, Mahmud b. Ahmed: Umdetu \u2019l-K\u00e2r\u00ee \u015eerhu Sah\u00eehi \u2019l-Buh\u00e2r\u00ee, I-XXV, 1. Bsk., Beyrut 2001.<br \/>\nEl-Buh\u00e2r\u00ee, Eb\u00fb Abdullah Muhammed b. \u0130smail: El-C\u00e2mi\u2018u \u2019s-Sah\u00eeh, I-IV, 2. Bsk., Beyrut 2002.<br \/>\nEl-Bursev\u00ee, \u0130smail Hakk\u0131: R\u00fbhu \u2019l-Bey\u00e2n fi Tefs\u00eeri \u2019l-Kur\u2019\u00e2n, I-X, 1. Bsk., Beyrut 2003.<br \/>\nEb\u00fb D\u00e2vud, S\u00fcleyman b. Esas: Es-S\u00fcnen, I-IV, Beyrut 1994.<br \/>\nEl-Gaz\u00e2l\u00ee, Muhammed Ebi Hamid: Ihy\u00e2\u2019u Ul\u00fbmidd\u00een, I-IV, 2. Bsk., \u015eam 1993.<br \/>\nEren, Hasan (komisyon): T\u00fcrkce S\u00f6zl\u00fck (T\u00fcrk Dil Kurumu), I-II, \u0130stanbul 1992.<br \/>\nIbn Batt\u00e2l, Halef b. Abdulmelik: \u015earhu Ibn Batt\u00e2l al\u00e2 Sah\u00eehi \u2019l-Buh\u00e2r\u00ee, I-X, 1. Bsk., Beyrut 2003.<br \/>\n\u0130bn M\u00e2ce, Muhammed b. Yezit: S\u00fcnen Ibn M\u00e2ce, I-II, Beyrut 1995.<br \/>\nEl-Kastal\u00e2n\u00ee, Muhammed e\u015f-\u015eafi\u2019\u00ee: \u0130r\u015f\u00e2du \u2019s-S\u00e2r\u00ee li-\u015eerhi Sah\u00eehi \u2019l-Buh\u00e2r\u00ee, I-XV, 1. Bsk., Beyrut 1996.<br \/>\nEl-Kurtub\u00ee, Ahmet el-Ens\u00e2r\u00ee: El-C\u00e2m\u00ee li-Ahk\u00e2mi \u2019l-Kur\u2019\u00e2n, I-XXI, 1. Bsk., Beyrut 2000.<br \/>\nKu\u015feyri, Abdulkerim: Tasavvuf \u0130lmine Dair, 3. Bsk., (trc.: S. Uluda\u011f), \u0130stanbul 1991.<br \/>\nEl-M\u00e2turid\u00ee, Muhammed b. Mahm\u00fbd: Te\u2019v\u00eel\u00e2tu Ehli \u2019s-S\u00fcnne: Tefs\u00eeru `l-M\u00e2tur\u00eed\u00ee, (tahk\u00eek: Macd\u00ee, Basall\u00fbm), I-X, 1. Bsk., Beyrut 2005.<br \/>\nEl-M\u00fcb\u00e2rekf\u00fbr\u00ee, Abdurrahim: Tuhfetu l-Ahvaz\u00ee bi-\u015eerhi C\u00e2mi\u2018i \u2019t-Tirmiz\u00ee, I-XI, 1. Bsk., Beyrut 2001.<br \/>\nM\u00fcslim, Eb\u00fb \u2019l-H\u00fcseyin M\u00fcslim b. el-Hacc\u00e2c el-Ku\u015feyr\u00ee: es-Sah\u00eeh, I-VIII, Beyrut tsz.<br \/>\nEn-Nesef\u00ee, Ahmed b. Mahmud: Tefs\u00eeru \u2019n-Nesef\u00ee, Med\u00e2riku \u2019t-Tenz\u00eel ve Hak\u00e2iki \u2019t-Tenz\u00eel, I-II, 1. Bsk.,Beyrut 1995.<br \/>\nEn-Nevev\u00ee, Muhyiddin: el-Minh\u00e2c: \u015earhu Sahihi M\u00fcslim, I-XVIII, Beyrut 1981.<br \/>\nEr-R\u00e2z\u00ee, Fahrettin Muhammed b. \u00d6mer: Et-Tefs\u00eeru \u2019l-Keb\u00eer, I-XXXIII, 2. Bsk., Beyrut 2004.<br \/>\nEs-S\u00fclem\u00ee, Ebu Abdurrahman: Tefs\u00eeru \u2019s-Sulem\u00ee, I-II, 1. Bsk., Beyrut 2001.<br \/>\nEt-Taber\u00ee: Tefs\u00eeru \u2019t-Taber\u00ee, I-XIII, 4. Bask., Beyrut 2005.<br \/>\nEt-T\u00eeb\u00ee, Muhammed b. Abdullah: \u015earhu \u2019t-T\u00eeb\u00ee: el-K\u00e2\u015fif an Hak\u00e2iki \u2019s-S\u00fcnen, I-XII, Beyrut 2001.<br \/>\nEt-Tirmiz\u00ee, Eb\u00fb \u0130sa b. Muhammet b. \u0130sa: Sunan at-Tirmiz\u00ee, I-V, Beyrut 1994.<br \/>\nWensinck, A. J. \u2013 Mensing J. P. \u2013 Beugman, J.: Concordance et Indices de la Tradition Musulmane, I-VIII, Londra 1936\u20131969.<br \/>\nYaz\u0131r, M. Hamdi: Hak Dini Kuran Dili, I-IX, \u0130stanbul 1979.<br \/>\nEz-Zeb\u00eed\u00ee, Muhammed b. Muhammed: \u0130th\u00e2fu \u2019s-S\u00e2deti \u2019l-Muttek\u00een bi-\u015earhi Ihy\u00e2\u2019i Ul\u00fbmidd\u00een, I-XIV, 3. Bsk., Beyrut 2005.<br \/>\nEz-Zemah\u015fer\u00ee, \u00d6mer b. Muhammed: Tefs\u00eeru \u2019l-Ke\u015f\u015f\u00e2f an Hak\u00e2\u2019ik Gav\u00e2mizi \u2019t-Tenz\u00eel ve-Uy\u00fbni \u2019l-Eg\u00e2v\u00eel f\u00ee Vuc\u00fbhi \u2019t-Te\u2019v\u00eel, I-IV, 1. Bsk., Beyrut 1995.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>K\u0131skan\u00e7l\u0131k ve \u00e7ekememek kelimeleri ile izah edilen haset,1&nbsp;ba\u015fta i\u00e7erisinde bulundu\u011fu ferd olmak \u00fczere, o ferdin temas halinde bulundu\u011fu \u00e7evreyi o temas\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc i\u00e7erisinde tahrib eden mezmum bir duygu, manevi bir hastal\u0131kt\u0131r. \u0130nsan\u0131n i\u00e7 huzur ve s\u00fck\u00fbnuna kasteden bu duygu, insanl\u0131k tarihinin ba\u015flang\u0131c\u0131ndan beri insano\u011flunu zehirlemi\u015f ve kendisinden azade olunmad\u0131\u011f\u0131 m\u00fcddetce de k\u0131yamete de\u011fin zehirliyecektir. Hased, [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[37],"tags":[],"class_list":["post-974","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-turkish-essays"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/974","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=974"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/974\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=974"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=974"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=974"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}