{"id":964,"date":"2021-10-21T16:31:16","date_gmt":"2021-10-21T14:31:16","guid":{"rendered":"http:\/\/dr-cinar.com\/allah-sabredenlerle-beraberdir"},"modified":"2021-10-21T16:31:16","modified_gmt":"2021-10-21T14:31:16","slug":"allah-sabredenlerle-beraberdir","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/tr\/tuerkce-makaleler\/allah-sabredenlerle-beraberdir\/","title":{"rendered":"Allah Sabredenlerle Beraberdir"},"content":{"rendered":"<h4>Allah Sabredenlerle Beraberdir<\/h4>\n<p align=\"justify\">Sab\u0131r, Kuran-i Celil ve hadis metinlerinde yo\u011fun bir \u015fekilde konu edinilerek, i\u015flenilen, i\u00e7erisinde insanlar i\u00e7in pek \u00e7ok hikmetin ve menafinin bulundu\u011fu, ehline d\u00fcnya ve ahiret saadetinin kap\u0131lar\u0131n\u0131 aralayacak kutlu bir anahtard\u0131r. Sab\u0131r, sebeplere sar\u0131ld\u0131ktan sonra ba\u015fa gelen bela ve s\u0131k\u0131nt\u0131larda isyan etmeden, refah ve huzur ortam\u0131nda ise gurur ve kibir duygusuna kap\u0131larak \u00f6zde derin yaralar a\u00e7madan, m\u00fcsebbibe y\u00f6nelerek O\u2019na (c.c.) s\u0131\u011f\u0131nman\u0131n, O\u2019na ram olman\u0131n, O\u2019ndan yard\u0131m beklemenin di\u011fer ad\u0131d\u0131r. Sab\u0131r, kesrette vahdeti ke\u015ffetmek \u00fczere yola \u00e7\u0131kan her Hak erinin ge\u00e7mek zorunda oldu\u011fu ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir durak, Mutlak Sevgili\u2019nin (c.c.) hasretiyle yanan sevda y\u00fckl\u00fc yan\u0131k y\u00fcrekler i\u00e7in de, yine Huda taraf\u0131ndan kendilerine indirilmi\u015f bir teselli namedir. Sab\u0131r, tevhidin kokusu tepeden t\u0131rna\u011fa \u00fczerlerine sinmi\u015f olan ehl-i a\u015f\u0131k\u0131n temel vas\u0131flar\u0131ndan birisi, hayat\u0131n her alan\u0131nda ba\u015far\u0131ya talip olan her ferdin ise, her zaman hecelemek zorunda oldu\u011fu ulvi bir parolad\u0131r\u2026<\/p>\n<p align=\"justify\">Genelde sab\u0131r kavram\u0131, toplumda ba\u015fa gelen bela ve musibetler kar\u015f\u0131s\u0131nda insano\u011flunun metanetini kaybetmemesi ba\u011flam\u0131nda kullan\u0131lmaktad\u0131r. Oysaki ba\u015fa gelen bela ve musibetlere kar\u015f\u0131 sab\u0131r, sabr\u0131n sadece bir c\u00fcz\u00fcd\u00fcr. Nitekim hadislerde sab\u0131r \u00fc\u00e7 k\u0131s\u0131mda m\u00fctalaa edilmektedir. Taatte sab\u0131r- Masiyet kar\u015f\u0131s\u0131nda sab\u0131r- Ba\u015fa gelen bela ve musibetler kar\u015f\u0131s\u0131nda sab\u0131r. \u0130badet ve taata daim olmak, \u015f\u00fcphesiz sab\u0131r gerektiren i\u015flerdendir. Namaz k\u0131lmak, oru\u00e7 tutmak, hacca gitmek gibi bir \u00e7\u0131rp\u0131da sayabilece\u011fimiz bu ve bu nevi taatlerin daim olmas\u0131n\u0131n k\u00f6k\u00fcnde \u015f\u00fcphesiz sab\u0131r yatmaktad\u0131r. Yine ayni \u015fekilde nefsin s\u0131n\u0131r tan\u0131mayan arzu ve isteklerine kar\u015f\u0131 durabilmek, insan\u0131 i\u00e7erden yiyerek yok eden, kibir, haset, riya ve di\u011fer manevi mikroplara kar\u015f\u0131 daim m\u00fccadele i\u00e7erisinde olmak, gizli (makam sevgisi) ve a\u00e7\u0131k \u015fehvetin ahtapot kollar\u0131na kar\u015f\u0131 s\u00fcrekli agah ve tedbirli olmaya \u00e7al\u0131\u015fmak da sab\u0131r gerektiren i\u015fler kabilindendir. Ba\u015fa gelen bela ve musibetler kar\u015f\u0131s\u0131nda sabredip, y\u00fcce yaratana s\u0131\u011f\u0131narak ondan yard\u0131m dilemek kadar, ibadet ve taatlarda devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131 yakalamakta ve O\u2019na isyandan uzak durma hususunda da sab\u0131r z\u0131rh\u0131n\u0131 giyinmek suretiyle Mevla\u2019dan (c.c.) yard\u0131m dilenmesi gerekir.<\/p>\n<div align=\"justify\">B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n yan\u0131nda taata sab\u0131r kabilinden de ele alabilece\u011fimiz, fakat sab\u0131rlar\u0131n en zoru veya en zorlar\u0131ndan birisi olarak addetmemiz nedeniyle ayr\u0131 bir paragraf a\u00e7t\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir sab\u0131r daha vard\u0131r ki, o da a\u015f\u0131klar\u0131n sabr\u0131d\u0131r. Seyr-u suluk \u00fczere a\u015fk ile yola \u00e7\u0131kan salikin, benli\u011fini saran hasretin kor ate\u015flerine kar\u015f\u0131 yegane iltica edece\u011fi yer, sab\u0131rdan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. B\u00fcnyesini saran a\u015fk ate\u015fiyle beraber sevgiliye olan hasret ate\u015fi artan salik, biran \u00f6nce O\u2019na kavu\u015fman\u0131n derdi ile yanar. O bu ate\u015f sayesinde vuslattan, sevgiliye kavu\u015fmaktan gayri bir \u015fey g\u00f6remez olur. Ona isabet eden elemler veya nimetler, hep bu hasret ate\u015finin korunda erir, yok olurlar. Salikin b\u00fcnyesinde, akl\u0131nda, g\u00f6nl\u00fcnde, has\u0131l\u0131 her \u015feyinde sadece ama sadece O vard\u0131r, O\u2019na kavu\u015fmak, O\u2019na ula\u015fmak\u2026Bunun i\u00e7in her \u015feyini verecek olan a\u015fk eri, vuslat anini boyun b\u00fckerek sab\u0131rla bekler. A\u015fk ehlinin vuslat ve hasret ate\u015fi i\u00e7erisinde ma\u015fuku i\u00e7in yanarak bekledi\u011fi andaki g\u00f6sterece\u011fi bu sab\u0131r, \u015f\u00fcphesiz sevgiliye giden yolda pek \u00e7ok kap\u0131lar\u0131 aralayacakt\u0131r. Bu hususta g\u00f6sterilecek sab\u0131r kolay olmamakla beraber, bu sab\u0131r sonras\u0131 elde edilecek vuslat, sabr\u0131n i\u00e7erisinde ne denli hikmetler bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 bizlere tekrar terenn\u00fcm edecektir. Has\u0131l\u0131 sab\u0131r, karanl\u0131k gecede yolunu kaybetmi\u015f kimseler i\u00e7in e\u015fsiz bir ziya, musibet ve s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n girdab\u0131nda deveran eyleyen bi\u00e7areler i\u00e7in sa\u011flam bir bar\u0131nak, kulluk makam\u0131n\u0131 g\u00f6zetlemek suretiyle sultan olan azim ve a\u015fk sahibi kimseler i\u00e7in de e\u015fsiz bir sarayd\u0131r.Sab\u0131r kavram\u0131 Kuran-i M\u00fcbin de yetmi\u015f k\u00fcsur yerde ge\u00e7mektedir. S\u00f6z konusu ayetlerde sab\u0131r, m\u00fcminlerin temel vas\u0131flar\u0131ndan birisi olarak zikredilmekte ve sabredenlerin altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan cennetlere nail olacaklar\u0131 vurgulanmaktad\u0131r. (29\/59), (13, 19-24). \u0130srail o\u011fullar\u0131na vaat edilerek verilen nimetlerin, onlar\u0131n sabretmesi sonucunda oldu\u011funu yine Kur\u2019an bizlere haber vermektedir: \u201eRabbinin \u0130srail o\u011fullar\u0131na olan o g\u00fczel vaadi, sabrettikleri sebebiyle tam yerine geldi.\u201c (7\/137)<\/p>\n<p>\u0130nsanlar i\u00e7erisinde en fazla s\u0131k\u0131nt\u0131 ve belalara maruz kalanlar\u0131n nebiler oldu\u011fu, nebilerden sonra da derece derece salihler geldi\u011fi ifade edilmektedir. \u0130nsanlara ilahi mesaj\u0131 tebli\u011f etme g\u00f6revini \u00fcstlenen bu kutlu kimseler, g\u00f6nderildikleri topluluk veya kavim taraf\u0131ndan akla hayale gelmeyecek s\u0131k\u0131nt\u0131 ve belalara maruz b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. B\u00fct\u00fcn bu s\u0131k\u0131nt\u0131 ve belalar\u0131 kendilerini hak \u00fczere g\u00f6nderen Rahman\u2019a teslim olarak ve O\u2019ndan kendilerine bir l\u00fctuf olarak bah\u015fedilen sab\u0131r z\u0131rh\u0131na b\u00fcr\u00fcnerek a\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Kendileri gibi bu s\u0131k\u0131nt\u0131lara maruz kalarak, bunalan m\u00fcntesiplerine de sabr\u0131 tavsiye etmi\u015fler, onlardan da hakki ve sabr\u0131 tavsiye etmelerini istemi\u015flerdir. Asl\u0131nda nebi ve salih insanlar\u0131n hayat\u0131n\u0131 kaleme alan eserler, sabr\u0131n \u00e7e\u015fitli boyutlarda tezah\u00fcr\u00fcn\u00fcn kaleme al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 eserlerdir. Sabr-\u0131 Eyy\u00fcb olarak dilimize gecen ve bir Peygamber ismiyle \u00f6zde\u015flesen bu kavram, s\u00f6z\u00fc edilen ve edilmeyen Peygamber ve salihlerin hayatlar\u0131ndaki zorluklar\u0131 sabra dayanarak nas\u0131l a\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131n ve onu nas\u0131l i\u00e7le\u015ftirdiklerinin habercisidir. Risalet g\u00f6revini \u00fcstlendi\u011fi andan itibaren ba\u015fta kendi akraba ve kavminden \u00e7ekti\u011fi bin bir t\u00fcrl\u00fc eza ve s\u0131k\u0131nt\u0131y\u0131 t\u0131pk\u0131 kendisinden \u00f6nceki azim sahibi peygamberlerin ba\u015flar\u0131na gelen eza ve s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131, sabra dayanarak a\u015fmalar\u0131 gibi, kendisinin de sabra dayanarak a\u015fmas\u0131 gerekti\u011fi, Rahman taraf\u0131ndan kendisine ilgili ayette bildirilmi\u015ftir. \u201eO halde (resul\u00fcm), peygamberlerden azim sahibi olanlar\u0131n sabretti\u011fi gibi sen de sabret. (\u2026)\u201c (46\/35)<\/p>\n<p>\u0130lahi mesaj\u0131 tebli\u011f etmek amac\u0131na m\u00fcstenit olarak insanl\u0131\u011fa g\u00f6nderilen, ve Rahman taraf\u0131ndan terbiye edilen nebileri \u00f6z\u00fcmsemek, o mesaja muhatap olan kimseler i\u00e7in esast\u0131r. Onlar\u0131n hayatlar\u0131n\u0131 iyi \u00f6\u011frenmek, gelecek nesillere \u00f6\u011fretmek ve onlar\u0131n hayatlar\u0131ndan dersler \u00e7\u0131karmak, d\u00fcnya ve ahiret saadetinin temini i\u00e7in elzemdir. \u0130nsan onuruna ve g\u00fczelli\u011fine yak\u0131\u015fan \u015fey, her ahval ve \u015ferait i\u00e7erisinde rabbani duru\u015fu g\u00f6zetlemek ve onu elde etmektir. Bu ise kabuktan \u00f6ze do\u011fru amans\u0131z bir yolculu\u011fu gerektirir. \u0130\u015fte bu yolculu\u011fu g\u00f6ze alarak, Allah\u2019la ahitleri olan her er, sadece ba\u015fa gelen bela ve s\u0131k\u0131nt\u0131lar i\u00e7in de\u011fil, kendisine bah\u015fedilen nimetlere \u015f\u00fck\u00fcr ve taatte daim olma hususunda da sab\u0131r ile Mevla\u2019dan yardim istemelidir. Nitekim Kuran Mevla\u2019dan namaz ve sab\u0131r ile m\u00fcminlerin yard\u0131m istemesi gerekti\u011fini ve Allah\u2019\u0131n sabredenlerle beraber oldu\u011funu ilan etmektedir: \u201eEy iman edenler! Sab\u0131r ve namaz ile Allah\u2019tan yard\u0131m isteyin. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.\u201c (2\/153). Elmal\u0131\u2019l\u0131 s\u00f6z konusu olan ayetle ilgili yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamalarda imandan sonra sabr\u0131n m\u00fcmin i\u00e7in elzem oldu\u011fu fikrinin alt\u0131n\u0131 \u00e7izmekle beraber, sab\u0131r hakk\u0131nda devamla \u015funlar\u0131 s\u00f6ylemektedir.\u201c \u015eunu biliniz ki sab\u0131r her muvafikiyetin ba\u015f\u0131d\u0131r, imandan sonra tarikin ba\u015f\u0131 sab\u0131r, ahlak\u0131n ba\u015f\u0131 sab\u0131rd\u0131r, ilmin ba\u015f\u0131 sab\u0131r, amelin ba\u015f\u0131 sab\u0131r, has\u0131l\u0131 hikmetin ba\u015f\u0131 sab\u0131rd\u0131r.\u201c<\/p>\n<p>Cafer b. Ebi Talib ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n Habe\u015fistan\u2019a hicretlerinin te\u015fviki ve tedirginliklerinin giderilmesi hakk\u0131nda indirildi\u011fi m\u00fcfessirlerce ifade edilen ayette, Cenab-\u0131 Hakk sabreden kimselerin ecirlerinin b\u00fcy\u00fck ve s\u0131n\u0131rs\u0131z olaca\u011f\u0131n\u0131 vurgulanmaktad\u0131r. \u201e(Resul\u00fcm) s\u00f6yle: ey inanan kullar\u0131m! Rabbinize kar\u015f\u0131 gelmekten sak\u0131n\u0131n. Bu d\u00fcnyada iyilik yapanlara iyilik vard\u0131r. Allah\u2019\u0131n (yaratt\u0131\u011f\u0131) yery\u00fcz\u00fc geni\u015ftir. Yaln\u0131z sabredenlere, m\u00fckafatlar\u0131 hesaps\u0131z \u00f6denecektir.\u201c (39\/10). Gazali bu ayeti yorumlarken, her ibadetin belli bir ecri oldu\u011funu, buna mukabil yaln\u0131z sabr\u0131n ecrinin hudutsuz oldu\u011fu hususunu, oru\u00e7 ibadeti ile sab\u0131r aras\u0131nda ili\u015fki kurarak izah etmektedir. \u201c Her iyili\u011fin belli ba\u015fl\u0131 bir m\u00fckafat\u0131 oldu\u011fu halde, yaln\u0131z sabr\u0131n m\u00fckafat\u0131n\u0131n hudutsuz oldu\u011fu bildiriliyor. Hatta Allahu Teala\u2019n\u0131n orucu di\u011fer ibadetlerden ay\u0131r\u0131p: \u201eO, bana mahsus bir ibadettir ve onun m\u00fckafat\u0131n\u0131 ben veririm\u201c buyurmak suretiyle onu kendisine nispet etmesi, orucun sab\u0131rdan ve daha do\u011frusu sabr\u0131n yar\u0131s\u0131ndan ibaret olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndand\u0131r.\u201c Rahman\u2019\u0131n \u201eulul-elbab\u201c (ak\u0131l sahipleri) olarak kendilerini tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 kutlu kimselerin vas\u0131flar\u0131n\u0131 Kuran\u2019da bizlere teker teker saymaktad\u0131r. Bu guruba dahil kimseler i\u00e7in zikredilen sekiz \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fin i\u00e7erisinde sab\u0131r kavram\u0131 da bulunmaktad\u0131r. Bu kimselerin sabretmelerine kar\u015f\u0131l\u0131k Adn cennetlerinin kendilerine sunulaca\u011f\u0131 ve melekler taraf\u0131ndan kar\u015f\u0131lanarak kendilerine selam verilece\u011fi ilgili ayette bakiniz nas\u0131l ifade edilmektedir: \u201e(Melekler:) sabretti\u011finize kar\u015f\u0131l\u0131k size selam olsun! D\u00fcnya yurdunun sonu (cennet) ne g\u00fczeldir! (derler).\u201c (13\/24).<\/p>\n<p>Ehl-i kitaptan Nebi\u2019ye uymalar\u0131 sonras\u0131nda ezaya du\u00e7ar kalanlar i\u00e7in indirildi\u011fi ifade edilen ayette Cenab-\u0131 Hakk onlara ecirlerinin iki defa verilece\u011fini m\u00fcjdelemektedir : \u201e\u0130\u015fte onlara, sabretmelerinden \u00f6t\u00fcr\u00fc, m\u00fckafatlar\u0131 iki defa verilecektir. Bunlar k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc iyilikle savarlar, kendilerine verdi\u011fimiz r\u0131z\u0131ktan da Allah r\u0131zas\u0131 i\u00e7in harcarlar.\u201c (28\/54).<\/p>\n<p>Bir m\u00fcmin i\u00e7in en b\u00fcy\u00fck paye Rahman taraf\u0131ndan sevilmesi ve \u00f6v\u00fclmesidir. Kur\u2019an bu sevgiyi arayanlara sabr\u0131 adres olarak g\u00f6stermekte ve Rahman\u2019\u0131n sabredenleri sevdi\u011fini ilan etmektedir. (3\/146). Kur\u2019an\u2019da yo\u011fun bir \u015fekilde ele al\u0131nan sab\u0131r kavram\u0131, hadis metinlerinde de \u00e7e\u015fitli a\u00e7\u0131lardan ele al\u0131narak i\u015flenmi\u015ftir. M\u00fcmin i\u00e7in namaz\u0131 nur, sadakay\u0131 burhan olarak niteleyen Hz. Peygamber sabr\u0131 da ziya olarak vas\u0131fland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. (M\u00fcslim, Teharet 1, (223).Temelde ayn\u0131 manalara gelen nur ve ziya kavramlar\u0131 ulema taraf\u0131ndan irdelenmi\u015f, Kur\u2019an\u2019da ge\u00e7en bir ayette g\u00fcne\u015fin ziya, ay\u0131n nur ile vasf edilmesinden yola \u00e7\u0131k\u0131larak (10\/5), ziyan\u0131n nur dan daha kapsaml\u0131 oldu\u011fu, her ziyan\u0131n nur ama her nurun ziya olamayaca\u011f\u0131 ifade edilmi\u015ftir. G\u00fcne\u015f ile ay aras\u0131ndaki ili\u015fki, adeta sab\u0131r ile namaz aras\u0131nda kurulmu\u015f ve taatlerin temelinde de sab\u0131r kavram\u0131n\u0131n bulundu\u011fu ifade edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ensardan kendisine gelerek bir tak\u0131m \u015feyler isteyen kimselere Hz. Peygamber, elinde bulunan imkanlardan l\u00fctfetmi\u015f, sonra tekrar tekrar gelerek yine bir tak\u0131m \u015feyler isteyen kimselere, istenilen \u015feylerin elinde bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade bab\u0131nda, onlardan ayr\u0131 olarak kendisi i\u00e7in bir \u015feyler biriktirmedi\u011fini ifade ederek, onlara zenginli\u011fin adresi olarak kanaati ve kendisinden daha hay\u0131rl\u0131 ve geni\u015f bir ihsan yoktur diyerek tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 sabr\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm olarak g\u00f6stermi\u015ftir. \u201eYan\u0131mda bir mal olsa, bunu sizden ayr\u0131 olarak (kendim i\u00e7in) biriktirecek de\u011filim. Kim iffetli davran\u0131r (istemezse), Allah onu iffetli k\u0131lar. Kim kanaat ederse Allah da onu gani k\u0131lar. Kim sab\u0131rl\u0131 davran\u0131rsa Allah ona sab\u0131r verir. Hi\u00e7 kimseye sab\u0131rdan daha hay\u0131rl\u0131 ve daha geni\u015f bir ihsanda bulunulmam\u0131\u015ft\u0131r.\u201c (Buhari, Zekat 50. M\u00fcslim, Zekat 124, (1053); Ebu Davut, Zekat 28, (1644); Tirmizi, Birr 77, (2025).<\/p>\n<p>Ba\u015flar\u0131na gelen musibetlerde \u201eBiz Allah\u2019tan\u0131z ve O\u2019na d\u00f6nece\u011fiz\u201c diyerek (2\/155) Rahman\u2019a r\u00fccu eden ehl-i sab\u0131r Kur\u2019an\u2019da Rahman taraf\u0131ndan m\u00fcjdelenmektedir. Sevdi\u011fi ki\u015filerin kayb\u0131na sabreden insanlar\u0131n ac\u0131lar\u0131 da ilgili hadislerde cennet vaat edilerek hafifletilmektedir. Ebu Hureyre (r.a.) anlat\u0131yor: \u201eRes\u00fclullah (s.a.v.) buyurdular ki: \u201eAllah Teala \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: \u201eBen kimin iki sevdi\u011fini alm\u0131\u015fsam ve o da sevab\u0131n\u0131 umarak sabretmi\u015fse, ona cennet d\u0131\u015f\u0131nda bir m\u00fckafat vermeye raz\u0131 olmam.\u201c (Tirmizi, Z\u00fchd 58 (2403). Bunun yan\u0131nda makbul sabr\u0131n musibetle ilk kar\u015f\u0131la\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 anda oldu\u011fu, yine Hz. Peygamber taraf\u0131ndan yavrusunu kaybetmenin ac\u0131s\u0131yla yanan bir kad\u0131na s\u00f6ylenmi\u015ftir. (Buhari, Cenaiz 43, 7, 32. M\u00fcslim, Cenaiz 14, (626).<\/p>\n<p>Cenab-\u0131 Hakk\u2019\u0131n isimlerinden birisinin de \u201eas-sab\u00fbr\u201c \u201e\u00e7ok sab\u0131rl\u0131\u201c oldu\u011fu malumdur. Nitekim Allah\u2019tan sab\u0131rl\u0131 hi\u00e7 kimsenin bulunmad\u0131\u011f\u0131, ilgili hadiste bizlere \u015f\u00f6yle nakledilmektedir: Ebu Musa (r.a.) anlat\u0131yor: \u201eRes\u00fclullah (s.a.v.) buyurdular ki: \u201e\u0130\u015fitti\u011fi \u015feyin verdi\u011fi ezaya Aziz ve Celil olan Allah\u2019tan daha sab\u0131rl\u0131 kimse yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc O\u2019na \u015firk ko\u015fulur, evlatlar nispet edilir. O, yine de onlara afiyet ve r\u0131z\u0131k vermeye devam eder.\u201c (Buhari, Edeb 71, Tevhid 3).<\/p>\n<p>Toplum hayat\u0131na kat\u0131larak, insanlarla \u00e7e\u015fitli nedenlerle kontak kurmak zorunda olan insano\u011flu, kimi zaman hakl\u0131 veya haks\u0131z, \u00e7e\u015fitli saiklerle insanlar\u0131n farkl\u0131 tutumlar\u0131na maruz kalmakta, kimi zaman sevinirken kimi zaman da \u00fcz\u00fclmektedir. Toplum hayat\u0131nda insanlardan gelebilecek eziyet ve s\u0131k\u0131nt\u0131lara belli \u015fartlar alt\u0131nda sabretmek gerekti\u011fi yine ilgili hadislerde yerini bulmaktad\u0131r. Bunu asla toplumda \u201e\u015famar o\u011flan\u0131\u201c rol\u00fcne soyunmak \u015feklinde alg\u0131lamamak gerekir. Aksine bu durum, \u201ekimseye zarar vermemek ve kimseden zarar g\u00f6rmemek\u201c ilkesiyle hayat\u0131 kucaklay\u0131p, makul \u00f6l\u00e7\u00fcler i\u00e7erisinde aff\u0131 ve tolerans\u0131 \u00f6ne almakt\u0131r. Uzlet hayat\u0131 kimi hadislerde belli \u015fartlar alt\u0131nda tavsiye edilse de, insan i\u00e7in as\u0131l olan\u0131n toplum hayat\u0131na aktif olarak kat\u0131lmak suretiyle insanl\u0131\u011fa faydal\u0131 i\u015fler yapan bir er olmas\u0131d\u0131r. Nitekim a\u015fa\u011f\u0131da ifade edilen hadiste de Hz. Peygamber toplum hayat\u0131na kat\u0131lmak suretiyle, insanlar\u0131n ezalar\u0131na maruz kal\u0131p, sabreden insan\u0131n, toplum hayat\u0131na kat\u0131lmayan insandan daha hay\u0131rl\u0131 oldu\u011funu ifade etmektedir: Yahya ibnu Vessab, Res\u00fclullah (s.a.v.) buyurdular ki: \u201e\u0130nsanlara kar\u0131\u015f\u0131p onlar\u0131n ezalar\u0131na katlanan M\u00fcsl\u00fcman, onlara kat\u0131lmay\u0131p ezalar\u0131na katlanmayandan hay\u0131rl\u0131d\u0131r.\u201c (Tirmizi, K\u0131yamet 56, (2509); \u0130bnu Mace, Fiten 23, (4032).<\/p>\n<p>\u0130\u00e7inde pek \u00e7ok hikmeti bar\u0131nd\u0131ran ve en b\u00fcy\u00fck ihsan olarak bizlere takdim edilen sabr\u0131n her nevinden nasibdar olmak, insanl\u0131\u011fa hakk\u0131 ve sabr\u0131 tavsiye etmek suretiyle kurtulu\u015fa ermek dile\u011fi ve duas\u0131yla\u2026<\/p>\n<p>\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014\u2014<br \/>\nDipnotlar:<br \/>\n1- \u0130lgili ayetler i\u00e7in bkz. Muhammad Fuad Abdulbaki: Mucem\u2019ul-Mufehres li-Elfaz\u2019il-Kuran\u2019il-Kerim, Kahire 1987, S.400 vd.<br \/>\n2- Elmal\u0131\u2019l\u0131 M. Hamdi Yaz\u0131r: Hak Dini Kuran Dili, \u0130stanbul 1979, C. I, S. 544.<br \/>\n3- Gazali: Ihya\u2019u-Ulumiddin, Beyrut 1993, (II. Bsk.), C. IV, S. 310.<br \/>\n4- Cenab-\u0131 Hak taraf\u0131ndan zikredilen bu \u00f6zellikler i\u00e7in bkz. 13\/ 19-24.<br \/>\n5- Elmal\u0131\u2019l\u0131 M. Hamdi Yaz\u0131r: C. VI, S. 3746 vd.<\/p>\n<\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Allah Sabredenlerle Beraberdir Sab\u0131r, Kuran-i Celil ve hadis metinlerinde yo\u011fun bir \u015fekilde konu edinilerek, i\u015flenilen, i\u00e7erisinde insanlar i\u00e7in pek \u00e7ok hikmetin ve menafinin bulundu\u011fu, ehline d\u00fcnya ve ahiret saadetinin kap\u0131lar\u0131n\u0131 aralayacak kutlu bir anahtard\u0131r. Sab\u0131r, sebeplere sar\u0131ld\u0131ktan sonra ba\u015fa gelen bela ve s\u0131k\u0131nt\u0131larda isyan etmeden, refah ve huzur ortam\u0131nda ise gurur ve kibir duygusuna kap\u0131larak [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[37],"tags":[],"class_list":["post-964","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-turkish-essays"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/964","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=964"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/964\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=964"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=964"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.dr-cinar.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=964"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}