Kul ile Rahman Arasındaki Kutlu Bağ: Sıla-i Rahim
Kelime itibariyle ulaşmak, vasıl olmak manalarına gelen ve „v-s-l“ kökünden masdar olan sıla ile, acımak, şefkat duymak ve ayrıca akrabalık, hısımlık, yakınlık, karabet gibi manaları
Kelime itibariyle ulaşmak, vasıl olmak manalarına gelen ve „v-s-l“ kökünden masdar olan sıla ile, acımak, şefkat duymak ve ayrıca akrabalık, hısımlık, yakınlık, karabet gibi manaları
“Değişmeyen tek şey değişme kanunudur.”(1) diyen Mutahhari’ye katılmamamız mümkün değildir. Dünyanın büyük bir köy olarak algılandığı şu dönemde bu olgu kendisini daha bariz hissettirmektedir. Adeta
Nimet kavramı Türkçe’mizde iyilik, lütuf, ihsan, iyi yaşamak için gerekli her şey, yiyecek içecek ve özellikle ekmek için kullanılır.[1] Nimet kavramı Kuran‘da farklı kalıplarda sıklıkla
Tevekkül; Türkçe’mizde kadere razı olma, her isini Allah’a bırakma, Allah’tan bekleme, üzerine düşen her gayreti gösterip, ancak gücünün yetmediği yerde Allah’a güvenme gibi manaları bünyesinde
Fıkıh, hitap ettiği insanı doğumundan ölümüne değin hayatın bütün safhalarında kucaklayan, temel kaynak olarak kendisine vahyi (Kur’an-Sünnet) seçmiş, vahyin işlenmesi ve değerlendirilmesi hususunda aklı, zaman
“Ehl” ve “Beyt” kelimelerinden müteşekkil olup kelime itibariyle “ev halkı” olarak tercüme edebileceğimiz bu terkip, bizzat Efendimiz (s.a.v.) tarafından ailesi ve yakınlarını kapsamına alan bir